Cemal Demirtaş, Türkiye Finansal Raporlama Forumu’nda! [TFRS 18: Finansal Raporlamada Yeni Dönem]
Ata Yatırım · 2026-10-19
💡 Hızlı Bilgi
1. TFRS 29 etkisi altındaki finansal tabloları bu seviyeden veya belirsiz dönemde körü körüne almayın, enflasyon muhasebesi nedeniyle rakamlar geçici olarak anlamını yitiriyor.
2. Holding ve banka gibi farklı yapıları barındıran karmaşık şirketleri mevcut konsensüs rakamlarıyla hemen almayın, detaylı dipnot incelemesi yapmadan pozisyon açmayın.
3. Yeni TFRS 18 formatı tam olarak oturana ve karşılaştırılabilir tarihi veriler netleşene kadar ilk çeyreklerdeki dalgalanmalarda aceleci alım yapmayın, bekleyin.
4. Şirketlerin kendi hesapladığı düzeltilmiş FAVÖK (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) metriklerini denetçi onayından geçmeden ve detayını görmeden mutlak doğru kabul edip bu seviyeden işlem yapmayın.
5. Halka arz edilecek veya satın alma sürecindeki şirketlerde FAVÖK rakamlarının düşük ya da yüksek gösterilme riskine karşı dikkatli olun, bu dönemde varlıkları doğrudan portföye eklemeyin.
📊 Detaylı Açıklama
Konuşmacı Cemal Demirtaş, finansal tabloların analistler ve yatırımcılar için bir başlangıç noktası ve şirketlerin sağlık durumunu gösteren bir ayna olduğunu belirtiyor. Analistlerin azınlık hissedar tarafında yer aldığını, denetçilerin hazırladığı raporların doğru bir temel oluşturduğunu vurguluyor. Ancak enflasyon muhasebesi ve TFRS 29 sürecinde yaşanan geçişlerin tabloları arafta bırakarak karmaşık hale getirdiğini ifade ediyor.
Enflasyon muhasebesi döneminde perakende şirketlerinin kâr marjlarının aniden düşebildiğini belirten konuşmacı, bu durumun yabancı yatırımcılar açısından büyük bir boşluk yarattığını söylüyor. Parasal kazanç kalemlerinin nereye konulacağı ve geçmiş yıllarla karşılaştırılabilirlik konularının belirsizlik yarattığını, bu yüzden analistlerin modellerini kurarken zorlandığını ifade ediyor. İlk birkaç çeyrekte bu geçiş sürecinden ötürü tökezlemeler yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Şirket yapılarının karmaşıklığına değinen Demirtaş, örneğin bir holding içinde banka bulunmasının modellemeyi aşırı derecede zorlaştırdığını belirtiyor. Bankalara enflasyon muhasebesi uygulanmazken holdinglere uygulanmasının analistlerin işini yumuşak karnı haline getirdiğini, bu yüzden gelen konsensüs kâr rakamlarına değil tablonun ruhuna ve detaylarına baktıklarını anlatıyor.
Finansal raporlama standartlarının yatırımcı ilişkilerine evrilmesi gerektiğini savunan konuşmacı, şirketlerin tek motivasyonunun kendilerini doğru anlatmak olması gerektiğini söylüyor. Yatırımcıların en önemli iki isteğinin şirketlerin iyi yönetilmesi ve azınlık yatırımcının korunması olduğunu, güvenilir rakamların fon yöneticileri için kritik olduğunu vurguluyor.
Düzeltilmiş FAVÖK gibi performans ölçütlerinin önemine değinen Demirtaş, geçmişte halka arz edilecek veya satılacak şirketlerin FAVÖK rakamlarını manipüle ederek olduğundan farklı gösterebildiğini belirtiyor. Yeni düzenlemelerle birlikte bu metriklerin denetimden geçmesinin ve gelir tablosuyla uyumlu olmasının analistlerin işini kolaylaştıracağını, ancak bu aşamada yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini ifade ediyor.
Bir sektörü ve iş modelini anlamanın yıllar aldığını belirten konuşmacı, analistlerin enerjilerini hileli muhasebe detaylarını çözmek yerine sektörel gelişime harcaması gerektiğini söylüyor. Finansal tablolar ne kadar standart ve karşılaştırılabilir olursa, analistlerin o kadar az zorlanacağını ve yatırımcılara o kadar doğru yön gösterebileceğini dile getiriyor.
Son olarak, şirket yönetimlerinin ve denetçilerin iletişime çok daha fazla önem vermesi gerektiğini, faaliyet raporlarında sadece yer doldurmak için yazılan bölümler yerine sektöre dair gerçekçi ve içererden bilgiler verilmesinin şart olduğunu belirtiyor. TFRS 18 ile birlikte bu iletişimin güçleneceğini ve uzun vadede kalitenin artacağını öngörüyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Konuşmacının aktardığı veriler ve piyasa gerçekleri, Türkiye'deki muhasebe standartları geçiş sürecinin yatırımcılar için hâlâ yüksek belirsizlik barındırdığını net bir şekilde ortaya koyuyor. TFRS 29 enflasyon düzeltmelerinin yarattığı geçici kâr ve marj dalgalanmaları, temel analize dayalı uzun vadeli değerlemeleri doğrudan saptırabiliyor. Bu nedenle, yatırımcıların mevcut bilançolara bakarak aceleci alım kararları vermesi finansal riskleri artırıyor.
Piyasa sinyali boyutuyla bakıldığında, konuşmacının ne "al" ne de "sat" şeklinde net bir yönlendirme yapmadığı, aksine standartların oturmasını bekleyen temkinli bir duruş sergilediği görülüyor. Özellikle holding-banka karmaşası ve düzeltilmiş FAVÖK hesaplamalarındaki manipülasyon potansiyeli, bu aşamada sabırlı olunması gerektiğini doğrulamaktadır. Uzman gözüyle bu seviyelerden agresif birikim yapmak yerine, veri kalitesinin netleşmesini beklemek en rasyonel yaklaşımdır.
Bu süreç, özellikle bireysel ve yabancı yatırımcılar için ciddi bir bilgi asimetrisi yaratmaktadır. Kurumların içsel raporlamaları ile dışsal finansal raporları arasındaki uyumsuzluklar giderilmeden yapılan yatırımlar, öngörülemeyen bilanço sürprizleriyle sonuçlanabilir. Bu bağlamda, fon yöneticilerinin ve analistlerin tecrübesine güvenilse dahi, bireysel yatırımcıların ham bilanço rakamlarına dayanarak portföy oluşturması dezavantajlı bir durum yaratır.
Sonuç olarak, TFRS 18 ve yeni finansal raporlama dönemi uzun vadede piyasa şeffaflığını artırma potansiyeli taşısa da, kısa vadede yatırımcılar için bir "bekle ve gör" stratejisini zorunlu kılmaktadır. Konuşmacının pozisyonuna paralel olarak, belirsizlikler tamamen ortadan kalkıp veriler tarihe göre tam karşılaştırılabilir hale gelene kadar piyasada aşırı risk almaktan kaçınılmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Ata Yatırım