Cemal Demirtaş: Sabır testinden geçiyoruz. [Ekotürk]
Ata Yatırım · 2026-10-22
💡 Hızlı Bilgi
1. Tüpraş bu dönemin tartışmasız yıldızı; güçlü nakit akışı ve sıfır borcuyla en beğendiğimiz hisseler arasında, al pozisyonunu koruyun.
2. Otomotiv tarafında Tofaş yeni yatırım hikayesi ve toparlanma potansiyeliyle öne çıkıyor; sektörde alım için ilk sıraya koyun.
3. Arçelik yüksek borç yükü ve 5 milyar TL zarar beklentisiyle kanayan yara; hissede net toparlanma görmeden yeni alım yapmayın.
4. Bankacılıkta Garanti BBVA çeyreklik kâr artışıyla rakiplerinden pozitif ayrışıyor; banka tarafında seçici olup Garanti biriktirin.
5. Akbank, TSKB ve kamu bankalarında çeyreklik bazda belirgin kâr düşüşü bekleniyor; bankacılık genelinde agresif alımdan kaçının, bekleyin.
📊 Detaylı Açıklama
Cemal Demirtaş, üçüncü çeyrek bilançolarında sanayi tarafının en güçlü parlayan şirketinin Tüpraş olduğunu vurguluyor. Ata Yatırım hisse için 59,6 milyar TL net kâr bekliyor. Şirketin yıllık faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) 3,8 milyar dolar seviyesine koşuyor. Gelecek yıl bu rakamın 1,8 milyar dolara oturması normalleşme sayılacak. Rafineri marjları hâlâ mevsim normallerinin çok üzerinde seyrediyor. Rusya belirsizliği ve yeni rafinerilerin devreye girmemesi şirketi destekliyor. Sıfır borcu olan ve temettü dağıtan Tüpraş, model portföylerde en çok beğenilen hisse olarak alım listesinde kalıyor.
Otomotiv cephesinde genel daralma bilançolara yansıyor; ancak Tofaş burada pozitif bir hikaye yazıyor. Geçen yılın zayıf taban etkisi ve devreye girecek yeni yatırımlar şirketi öne taşıyor. Demirtaş, otomotiv içinde net biçimde Tofaş'ı tercih ediyor. Ford Otosan ise çeyreklik bazda toparlansa da yıllık bazda tarihi zirvelerinin gerisinde kalıyor; Ata Yatırım çeyreklik 7,2 milyar TL kâr öngörüyor. Otokar tarafında ise Romanya projesindeki cezaların ciroyu eritmesi bilançoyu karıştırıyor. Şirket Koç Grubu içinde normalleşme potansiyeli taşisa da Demirtaş hemen pozisyon almak yerine bir süre izlemeyi öneriyor.
Beyaz eşya ve tüketim sektöründe Arçelik kanayan yara olmayı sürdürüyor. Demirtaş, üçüncü çeyrekte şirket için yaklaşık 4,8 milyar TL net zarar hesaplıyor. Yurt içi ve yurt dışı talepte yüzde 13 reel daralma var. Şirketin piyasa değeri 2 milyar dolar seviyesindeyken net borcu 3 milyar doları buluyor. Yüksek faiz ortamı finansman giderlerini taşınamaz hale getiriyor. Faizlerin yüzde 10 gerilemesi bile şirketin kasasında 62 milyon euro bırakacak güçte. Çayırova arazisi gibi varlık satışları veya borç azaltıcı net adımlar gelmeden Arçelik'te alım için acele edilmemesi gerekiyor.
İhracatçı şirketler kur ve enflasyon makası arasında çok ciddi bir kâr sıkışması yaşıyor. Demirtaş bunu Londra'daki yabancı yatırımcılara da anlattığı çarpıcı bir örnekle açıklıyor: Yüzde 100 ihracat yapan ve maliyeti TL olan bir fabrikanın brüt kâr marjı geçmişte yüzde 30'dan yüzde 45'e fırlamıştı. Bugün aynı fabrikada marj yüzde 17'ye kadar çakıldı. Şirketler artık devalüasyon beklentisini bıraktı; enflasyon ile kur artışının en azından başa baş gitmesini talep ediyor. Çin rekabeti hem demir çelikte hem otomotivde Türk sanayisini çok zorluyor.
Bankacılık üçüncü çeyrekte genel olarak net faiz marjı baskısı altında kalıyor. Kredi büyümesi sınırlı ve marj etkisi henüz bilançoya tam yansımadı. Ancak Garanti BBVA çeyreklik yüzde 5 kâr artışı beklentisiyle açık ara ayrışıyor. Akbank tarafında yüzde 17 civarı kâr düşüşü bekleniyor. TSKB'de yüzde 15, Halkbank'ta yüzde 8, İş Bankası'nda yüzde 4 kâr gerilemesi öngörülüyor. Garanti yüksek sermaye kârlılığı sayesinde bol karşılık ayırarak temkinli gidiyor. Yapı Kredi tarafında ise mevduat toplamak için faiz yarışında daha agresif bir duruş öne çıkıyor.
Şişecam aracı kurumların tahminlerinde en çok ayrıştığı tahta konumunda bulunuyor. TEB Yatırım 594 milyon TL kâr beklerken Ata Yatırım 2,2 milyar TL, Deniz Yatırım ise 2,5 milyar TL seviyesinde duruyor. Şişecam dört büyük şirketin birleşimiyle devasa bir yapıya dönüştü; yönünü kestirmek analistler için bile çok zorlaştı. Ambalaj ve mimari cam tarafı toparlanırken soda külü tarafı küresel durgunluktan darbe yiyor. Yüksek enerji maliyeti ve borç yükü kârı baskılıyor. Demirtaş, küresel talep canlanmadıkça bu ağır siklet şirkette sabırlı olmak gerektiğini belirtiyor.
Para politikasında Demirtaş piyasadaki faiz indirimi beklentilerini netleştiriyor. Ata Yatırım Merkez Bankası'ndan 100 baz puanlık bir indirim adımı bekliyor. Masada hiç indirim yapmama ihtimali belirirse buna çok şaşıracağını ifade ediyor. Öte yandan 150 baz puan gibi sert bir indirimi de petrol fiyatları ve inatçı enflasyon ortamında gereksiz bir acelecilik olarak görüyor. Merkez Bankası'nın iletişim dilini doğru buluyor; faiz politikasının şirketler üzerindeki örtülü maliyetleri hafifletmesi için kontrollü adımlar atılması şart.
Uluslararası tarafta MSCI Türkiye'ye piyasa reformları için Haziran ayına kadar ek süre tanıdı. Demirtaş Londra'da katıldığı yabancı yatırımcı toplantılarında bu durumun dışarıda zaten bilindiğini aktarıyor. Yabancı fonlar bunu panik sebebi olarak görmüyor; Türkiye'ye tanınan zamanı pozitif değerlendiriyor. Masadaki asıl soru işaretleri borsa manipülasyon soruşturmalarının nereye uzanacağı üzerinde toplanıyor. Türkiye'nin dinamizmine uzun vadeli inanç korunuyor; ancak kısa vadede portföy girişleri için yerel yapısal adımların tamamlanması bekleniyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Cemal Demirtaş'ın piyasa okuması, borsa ekranındaki yapay iyimserlikten uzak ve tamamen reel sektörün nakit döngüsüne odaklı. Sanayide kur-enflasyon makasının şirket kâr marjlarını yüzde 45'lerden yüzde 17'ye indirmesi, Türkiye'nin klasik devalüasyonla büyüme modelinin tıkandığını açıkça kanıtlıyor. Şirketler artık fiyatta rekabet edemiyor; Çin baskısı içeride ve dışarıda üreticiyi köşeye sıkıştırıyor. Bu ortamda kâğıt üzerinde ucuz görünen her hisseye atlamak çok büyük bir sermaye kaybı riski doğurur.
Demirtaş'ın pozisyon stratejisi tamamen defansif kâr kalitesine ve borçsuz bilançoya dayanıyor. Tüpraş örneği tam bir ders niteliğinde: Şirket kriz döneminde bile nakit basıyor, borcu yok ve temettü ödüyor; bu yüzden alım listesinin başında duruyor. Buna karşılık Arçelik ve Şişecam gibi devasa cirolu sanayi devlerinde borç faizi operasyon kârını doğrudan süpürüyor. Demirtaş burada aşırı temkinli bir duruş sergiliyor. Sadece ucuz diye Arçelik alınmaz; faizler düşmeden veya devasa varlık satışları bilançoya girmeden bu hisselerde acele etmek gereksiz risk almak anlamına gelir.
Bankacılık sektöründeki analiz de piyasa gerçekleriyle kusursuz örtüşüyor. Faiz indirimlerinin banka kârlarına hemen can suyu olacağı beklentisi fazlasıyla abartılıyor. Net faiz marjlarındaki toparlanma çok yavaş ilerliyor. Garanti BBVA yüksek kâr marjı ve temkinli karşılık politikasıyla portföylerde tutulmayı hak eden tek ana oyuncu konumunda ayrışıyor. Akbank veya kamu bankalarındaki belirgin kâr geri çekilmeleri, bankacılık rallisinin genele yayılmayacağını, hisse bazlı kalacağını açıkça gösteriyor.
Yatırımcı için çıkarılacak en net yol haritası sabır ve titiz hisse seçimidir. Yüksek faizin sanayi şirketlerini adeta kurbağa gibi yavaş yavaş pişirdiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte borç batağında olan, işletme sermayesini çeviremeyen ve Çin tehdidine açık ihracatçılardan tamamen uzak durulmalıdır. Portföylerde Tüpraş gibi güçlü nakit üretenler ve Garanti gibi sermayesi sağlam bankalar biriktirilmeli; toparlanma hikayesi yazan Tofaş yakından izlenmeli, diğer ağır sanayi hisselerinde ise bilanço dönüşü görülene kadar beklemede kalınmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Ata Yatırım