Cemal Demirtaş: Kasım'da MSCI'dan negatif bir yorum beklemem; endişeler ortadan kaldırıldı.
Ata Yatırım · 2026-09-28
💡 Hızlı Bilgi
1. MSCI'dan Kasım ayında negatif bir yorum beklemiyorum; endişeler şu an atılan adımlarla ortadan kaldırıldı.
2. Borsa ve fonlarda yaşanan süreçte en kötü geride kaldı; ekonomi yönetimi ve bakanlık açıklamaları güven veriyor.
3. Soruşturmalar ve mal varlığı tedbirleri konusunda şirketler ve fonlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılması doğru ve makul bir karar oldu.
4. Temeli kuvvetli hisse senetlerinde ve şirketlerde kalmaya devam edin; panikle bu seviyelerden satış yapıp acele etmeyin.
5. Tasfiye sürecindeki fonlarda 16 Eylül ve 17 Eylül tarihleri arasındaki emir iletim detaylarına dikkat edilerek süreç takip edilmeli.
6. Para piyasası fonları ve bazı hisselerdeki aşırı ayrışan getiriler ve köpükler mercek altına alındı; bundan sonra temel veriler çok daha iyi çalışacak.
7. Ekim ve Kasım ayları piyasa yönü, enflasyon programı, jeopolitik riskler ve soruşturmaların neticelenmesi açısından belirleyici olacak.
8. Gümüş ons gibi değerli metallerde yaşanan geri çekilmeler ve yükselen tahvil faizleri kısa vadede baskı yaratıyor.
9. Sermaye piyasalarına küsmeyin; bu badireler atlatıldıktan sonra şeffaf ve kurallı bir yapıyla piyasa daha sağlıklı işleyecek.
📊 Detaylı Açıklama
Cemal Demirtaş, Türkiye sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan fon krizleri ve soruşturmaların geçmişinin 2021 yılına kadar uzandığını belirtiyor. Kur korumalı mevzuat süreçlerinden bu yana biriken dengesizliklerin son 1-1,5 yıldır tırmandığını, özellikle BIST 30 içindeki bazı şirketlerin ve factoring yapı اینکهlerinin piyasa gerçekleriyle bağdaşmayan büyüklüklere ulaşmasının endekslerin anlamını yitirmesine yol açtığını ifade ediyor. Konuşmacı, bu tür operasyonel ve yapısal sorunların su yüzüne çıkmasının ve soruşturulmasının sistemin gelecekte daha sağlıklı çalışabilmesi adına kaçınılmaz bir temizlik süreci olduğunu vurguluyor.
Pazar akşamı yaşanan mal varlığı dondurma kararları ve bu kararların ardından şirketler ile fonlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılması, bireyler üzerinde ise devam etmesi piyasa açısından rasyonel bir adım olarak değerlendiriliyor. Demirtaş, tüm şirketlere ve fonlara aynı anda tedbir uygulanmasının sistemin işleyişini tamamen kilitleyeceğini, bu nedenle tüzel kişilerin ve fonların dışarıda bırakılıp sadece şüpheli bireyler üzerine odaklanılmasının panik ortamını büyük ölçüde engellediğini dile getiriyor. Bu düzeltmenin yapılmamış olması durumunda piyasaların haftaya çok daha ağır bir travmayla açılacağını belirtiyor.
Tasfiye kapsamına alınan fonların TEFAS üzerinden kapatılması ve tasfiye bakiyesinden ödeme yapılacak olması süreci 3 ila 6 ay arasında değişen uzun bir dönemi kapsıyor. 16 Eylül ve 17 Eylül tarihlerinde verilen emirlerin işleme alınma biçimindeki teknik ayrıntılara dikkat çeken Demirtaş, yatırımcıların bu süreçteki karmaşık metinleri ve SPK duyurularını yakından izlemesi gerektiğini, önceki fiyatlamalardan yararlanma tarihlerinin tasfiye kurallarına göre şekilleneceğini aktarıyor.
Piyasadaki köpükleşen getiriler ile temel analize dayalı hisseler arasındaki uçuruma dikkat çeken konuşmacı, yılbaşından Ağustos sonuna kadar bazı spekülatif hisselerin %182 gibi olağanüstü getiriler sunduğunu, buna karşın temel verileri güçlü olan hisselerin geride kaldığını hatırlatıyor. Yaşanan bu sarsıntının ardından aşırı risk alanların zarar gördüğünü belirten Demirtaş, bundan sonraki süreçte spekülasyonların azalacağını ve temel analiz kurallarının, şirket rasyolarının çok daha baskın ve güvenilir bir şekilde çalışacağını vurguluyor.
Finansal İstikrar Komitesi'nin açıklamaları ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in güvence veren mesajları sistemik riskin ve bulaşma etkisinin bertaraf edildiğini gösteriyor. Demirtaş, bu açıklamaların piyasada dalgalanmayı sınırladığını ve temeli sağlam hisselerde büyük bir çöküş yaşanmamasının en önemli sebebinin bu resmi güvenceler olduğunu ifade ediyor. Faaliyetlerle ilgisi bulunmayan dürüst yatırımcıların ve kurumların korunacağının altı çiziliyor.
Ekim ve Kasım aylarının Türkiye ekonomisi, enflasyon programı, jeopolitik gelişmeler ve piyasa şeffaflığı açısından kilit dönemler olduğunu belirten Demirtaş, özellikle Kasım sonunda MSCI endeks değerlendirmelerinde Türkiye'ye yönelik negatif bir yorum beklemediğini, atılan adımların endişeleri büyük ölçüde giderdiğini söylüyor. Petrol fiyatlarının 100 doların altına gelmesi ve küresel faizlerdeki seyrin de bu dönemeçte takip edileceğini ekliyor.
Son olarak, yaşanan skandal benzeri olayların ABD'nin 1886-1920 dönemindeki yapısal dönüşümlerine benzetilebileceğini belirten konuşmacı, bu tür krizlerin acı verici olsa da uzun vadede sistemi güçlendireceğini savunuyor. Yatırımcıların sermaye piyasalarına küsmemesi gerektiğini, Turkcell, Şok, Ülker, Tofaş ve Sabancı Holding gibi tarihi ucuz seviyelerdeki temel hisselerde kalanların orta vadede kazanacağını belirterek sabırlı ve sakin kalma çağrısı yapıyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Cemal Demirtaş'ın analizleri, Türkiye sermaye piyasalarının yıllardır halı altına süpürülen yapısal anomalileriyle yüzleştiği gerçeğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. BIST 30 gibi ana endekslerin sığ ve spekülatif hareketlerle manipüle edilmesi, hem yerli yatırımcı tabanında derin yaralar açmış hem de küresel endeks sağlayıcılarının radarında Türkiye'nin risk primini artırmıştır. Konuşmacının "en kötü geride kaldı" tezi, yasal soruşturmaların başlaması ve idari otoritelerin şeffaflık iradesi göstermesi bağlamında haklılık payı taşımaktadır; ancak bu iyimserliğin gerçekleşmesi için adli ve idari süreçlerin tavizsiz sürdürülmesi şarttır.
Konuşmacının pozisyonu net bir "bekle ve temel verilere sadık kal" duruşudur; spekülatif varlıklar ve denetimsiz fonlar için net bir "uzak dur / bu seviyeden alma" uyarısı yapılırken, temel verileri sağlam ve ucuz kalan hisseler için panik satışı yapılmaması, aksine sabırlı olunması önerilmektedir. Konuşmacı hiçbir aşamada körü körüne bir boğa piyasası (bullish) pompalamamakta, aksine yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarılması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu yaklaşım, kısa vadeli heyecanlardan arınmış, rasyonel bir portföy yönetimi perspektifini yansıtmaktadır.
Bu süreçteki en büyük risk, fon yatırımcılarının yaşadığı güven erozyonunun tüm sermaye piyasalarına yayılması ve küçük yatırımcının borsadan tamamen soğumasıdır. Para piyasası fonlarındaki yüksek çıkışlar ve yatırımcı psikolojisinin yaralı olması, piyasanın derinliğini kısa vadede olumsuz etkileyebilir. Bu durum, özellikle risk iştahı düşük, acil nakde ihtiyacı olan veya spekülatif enstrümanlarda yakalanan yatırımcılar için sistemin hâlâ yüksek volatilite barındırdığını göstermektedir; dolayısıyla kaldıraçlı ve temelsiz hareket edenler için riskler devam etmektedir.
Özetle, Demirtaş'ın çizdiği yol haritası; kuralsızlığın cezalandırıldığı, temel analiz ve rasyoların yeniden başköşeye oturduğu daha sağlıklı bir yerli sermaye piyasası vadediyor. Ekim ve Kasım ayları, hem enflasyon hem de reform ve denetim sonuçlarının netleşeceği kritik bir eşiktir. Yatırımcılar açısından bu dönemde yapılması gereken en doğru hamle, spekülasyonlardan arınmak, şirketin bilançosuna ve gerçek değerine odaklanmak, panikle dip seviyelerden varlık tasfiye etmeyerek orta-uzun vadeli perspektifi korumaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Ata Yatırım