CANLI YAYIN | Yunanistan İsrail'i Türkiye ile Savaşa mı Sürüklüyor? Salih Nayman ile Neden?
Haber Global · 2026-09-07
💡 Hızlı Bilgi
1. İsrail ordusunun Suriye sınırına yakın bölgelerde gerçekleştirdiği çok cepheli tatbikat ve Suriye sahasındaki hava saldırıları, Türkiye ve bölge ülkeleri tarafından güvenlik tehdidi ve provokasyon olarak değerlendirildi.
2. Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin soğukkanlı tavrının kimseyi farklı hayallere sürüklememesi gerektiğini belirterek bölgede gayrimeşru hamlelere asla izin vermeyeceklerini vurguladı.
3. Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Ege, Doğu Akdeniz ve F-35 tedarikine yönelik açıklamaları ile Atina'da hazırlanan Türkiye karşıtı senaryolar, iki ülke arasındaki jeopolitik rekabeti ve gerilimi tırmandırdı.
4. Türkiye savunma sanayindeki yerlilik oranını ve ihracatını artırarak Kaan, Hürjet, İHA/SİHA sistemleri ve deniz platformlarıyla uluslararası alanda stratejik bir konuma ulaştı.
📊 Detaylı Açıklama
İsrail ordusu, çok cepheli bir savaş senaryosu ve karargah işleyişini test etmek amacıyla ani bir tatbikat gerçekleştirdiğini duyurdu. The Times of Israel'in haberine göre bu tatbikat, İsrail ordusunun tüm cephelerde savunma pozisyonuna geçeceği bir senaryoyla tamamlandı ve Suriye ile güvenlik anlaşmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından yapıldı. Bu askeri hareketlilik, bölgede yeni bir gerilim dalgasının işareti olarak değerlendirildi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gidyon Saar, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki varlığından rahatsız olduklarını açıkça dile getirerek Türk askerinin güneye inmesini istemediklerini ve diplomatik kanallardan bu mesajı ilettiklerini belirtti. Bu açıklamaların ardından İsrail savaş uçakları, İdlib'e 60 kilometre mesafedeki Ebu Zuhur üssüne yönelik hava saldırıları düzenledi. Uzmanlar, bu tür saldırıların Türkiye'yi tahrik etme ve olası bir çatışma ortamı yaratma amacı taşıdığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının sonrasında yaptığı sert ve net açıklamada, Türkiye'nin soğukkanlı duruşunun kimseyi yanlış hayallere sürüklememesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız, hasmane adımları tribünden seyretmeyiz" diyerek Türkiye'nin bölgesel güvenlik konusundaki kararlılığını ve hiçbir haydutluğa geçit vermeyeceğini açıkça ilan etti.
Yeni Suriye yönetimi ile Türkiye arasında yapılan güvenlik anlaşmaları, bölgedeki dengeleri kökten değiştirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin desteğiyle yeniden yapılandırılan Suriye Milli Ordusu ve diğer unsurlar düzenli bir askeri yapıya kavuşurken, İsrail bu durumdan duyduğu rahatsızlığı artan hava saldırılarıyla gösterdi. Yeni Suriye'nin güçlenmesi ve toprak bütünlüğünü sağlaması, İsrail'in bölgedeki tek taraflı hakimiyet planlarını sekteye uğrattı.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları konusunda Türkiye ile müzakere sınırlarını kendi ellerince belirlemeye çalıştı. Karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını saklı tuttuklarını belirten Miçotakis, F-35 savaş uçakları ve Fransız savunma ortaklıkları üzerinden Türkiye'ye karşı askeri üstünlük kurma söylemlerini sürdürdü. Yunanistan'ın bu politikaları, iç siyasetteki sıkışmışlık ve Türkiye karşıtlığından oy devşirme çabası olarak yorumlandı.
Yunanistan'da Kathimerini gazetesinde yer alan ve Atina merkezli hazırlanan dört aşamalı senaryoda, Oruç Reis krizinin yenisinin çıkarılması, balıkçılık ihtilafları, Türk İHA'larının düşürülmesi ve Aşıl kalkanı hava savunma sistemlerinin teslimatında gerilim yaratılması gibi maddeler yer aldı. Buna karşın bazı Yunan siyaset bilimciler, Atina'nın Türkiye'yi izole etme çabasının stratejik bir hata olduğunu ve bölgenin çatışmaya değil siyasi çözüme ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Türkiye savunma sanayinde son 15 yılda tarihi bir sıçrama yaparak dışa bağımlılığı büyük ölçüde azalttı. El Cezire'nin analizine göre, Türkiye son 5 yılda savunma ihracatını %103 oranında artırarak dünya çapında önemli bir oyuncu haline geldi. Kaan savaş uçağı, Hürjet, Bayraktar Akıncı, SİHA'lar ve MİLGEM projeleri, başta Pakistan ve Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülkenin ilgisini çekerken, Türkiye'yi bölgesel güvenliğin merkezine yerleştirdi.
Pakistan ordusunun resmi hesaplarından yayımlanan ve Türk yapımı Bayraktar Akıncı, TB2, Korkut ve Şahin gibi savunma sistemlerinin yer aldığı videolar, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin en somut göstergelerinden biri oldu. Ayrıca bir İngiliz F-35 pilotunun TUSAŞ'ta Hürjet'i test etmesi ve Hürjet'in İspanya'ya ihraç edilmesi, Türk havacılık sanayisinin uluslararası alandaki reşitliğinin ve kabul gördüğünün kanıtı olarak öne çıktı.
Türkiye'nin Somali açıklarında deniz kuvvetleriyle varlık göstermesi ve enerji arama faaliyetlerinde bulunması, ülkenin etki alanının Akdeniz ve Karadeniz'in ötesine uzandığını gösterdi. Kanuni Sultan Süleyman döneminden bu yana okyanuslarda ve uzak coğrafyalarda aktif rol oynamaya başlayan Türk donanması, küresel jeopolitikteki ağırlığını artırırken, bu durum Tel Aviv ve Atina eksenindeki rahatsızlığı daha da artırdı.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Programda ele alınan temel tez, Türkiye'nin artan jeopolitik ve askeri gücünün, Batı merkezli ve özellikle İsrail-Yunanistan eksenindeki bölgesel denge kurgularını ciddi şekilde bozduğu gerçeğine dayanmaktadır. Siyonist ideolojinin ve Megali Idea gibi irredantist hayallerin günümüz reel politiğinde karşılık bulamaması, bu aktörlerin provokatif ve saldırgan refleksler göstermesine yol açmaktadır; ancak bu durum rasyonel bir askeri stratejiden ziyade tükenmişliğin dışavurumudur.
İsrail'in Suriye sahasındaki askeri tacizleri ve Yunanistan'ın kaotik senaryolar üretmesi, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve bölgesel caydırıcılığını test etme amacı taşımaktadır. Ankara'nın soğukkanlı ama son derece kararlı devlet aklı, bu tür provokasyonların askeri bir tuzağa dönüşmesine engel olmakta, aynı zamanda sahadaki fiili durumla rakiplerine geri adım attırmaktadır.
Savunma sanayindeki yerlileşme hamlesi (Kaan, Hürjet, İHA/SİHA'lar ve deniz platformları), Türkiye'yi yalnızca bölgenin korunan bir aktörü olmaktan çıkarıp küresel bir ihracatçı ve güvenlik sağlayıcısı konuma getirmiştir. Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle kurulan stratejik ortaklıklar, Batı'nın tek elindeki silah pazarını dengelerken, Türkiye'nin etki alanını Somali'den Kafkasya'ya kadar genişletmektedir.
Yunanistan'ın ekonomik ve askeri kapasitesinin Türkiye ile rekabet edemez düzeyde olmasına rağmen iç siyasi popülizm uğruna gerilimi tırmandırması, Atina açısından sürdürülebilir değildir. Fransa ve İsrail gibi dış aktörlerin geçici desteğiyle hareket eden Yunan siyasetinin, uzun vadede Türkiye'nin masadaki gerçekçi işbirliği çağrılarından başka bir çıkış yolu kalmayacağı açıktır.
Sonuç olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin önümüzdeki dönemi çok boyutlu ittifaklar (Mekke İttifakı vb.) ve teknolojik üstünlükle inşa ettiği görülmektedir. İzleyiciler ve karar alıcılar açısından temel aksiyon; sanal medyadaki dezenformasyon ve trollerin yarattığı yapay gündemlere takılmadan, Kızılelma vizyonuna odaklanmak ve savunma sanayisindeki stratejik ivmeyi kesintisiz sürdürmektir.
Kanal: Haber Global