BÜYÜK HAZIRLIK! ÇOK ÖNEMLİ GELİŞMELER! MEKKE İTTİFAKI İRAN'DA!
Abdullah Çiftçi · 2026-10-26
💡 Hızlı Bilgi
1. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcileri Tahran'da buluşarak Mekke Savunma İttifakı zeminini ilk kez doğrudan İran ile görüştü.
2. Konuşmacıya göre bölgesel ittifak arayışı, ABD ve İsrail'in bölgeyi şekillendirme planlarına karşı yerel bir kalkan kurmayı amaçlıyor.
3. Yanlış bilinenin aksine mezhep ayrılıkları mutlak bir engel değil; devletler güvenlik baskısı altında jeopolitik çıkarlarını öne alıyor.
4. İsrail Başbakanı Netanyahu orduya İran'a saldırı emri verdi; ancak Genelkurmay Başkanı ıslak imzalı resmi belge isteyince harekât durdu.
5. Cezayir parlamentosu, 1973 Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra ilk kez ülke dışına, Nijer'deki enerji tesislerini korumak için asker gönderme kararı aldı.
📊 Detaylı Açıklama
Tahran'da gerçekleşen tarihi zirvede Türkiye'den MİT Başkanı İbrahim Kalın, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ve Suudi Arabistan heyeti yer aldı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Güvenlik Konseyi ile masaya oturdular. Görüşmenin ana hedefi, Batı müdahalesine alan bırakmadan İslam ülkeleri arasında ortak bir savunma çatısı kurmaktır. İran halkı ve siyasi kanadı bu sürece sıcak bakıyor. İran Devrim Muhafızları ise Türkiye Büyük Millet Meclisi anlaşmayı onaylarsa ittifaka katılabileceklerini fısıldıyor.
Bölgede tansiyon hızla tırmanırken İsrail içinde derin bir yönetim krizi patlak verdi. Netanyahu orduya İran'ı vurma talimatı iletti. Ancak Genelkurmay Başkanı sorumluluğu tek başına almayı reddetti ve ıslak imzalı emir şartı koştu. İsrail jetleri Suriye ve Irak sınırından geri dönmek zorunda kaldı. Konuşmacı, İran hava savunmasının hazır beklediğini ve İsrail tarafının ciddi bir karşı darbeden çekinerek operasyonu yarıda kestiğini belirtiyor.
İran ordusu bu gerginliğin ortasında Kuzey Irak'taki muhalif Kürt örgütü Komala karargâhına nokta operasyon yaptı. Çünkü olası bir Amerikan veya İsrail hava saldırısında bu grupların kara harekâtı başlatması bekleniyor. Tahran yönetimi sınır hatlarını erkenden temizlemeye çalışıyor. Nükleer tesislerin güvenliği ve olası bir nükleer caydırıcılık kapasitesi tartışılırken bölgedeki herkes yaklaşan büyük fırtınaya karşı pozisyon alıyor.
Kuzey Afrika ve Ortadoğu hattında güvenlik mimarisi kökten değişiyor. Cezayir meclisi, 1973'ten bu yana ilk kez sınır ötesi operasyona izin verdi. Nijer'deki stratejik enerji sahalarını Fransızlar yerine Cezayir ordusu koruyacak. Benzer bir adımı Mısır attı; parlamento, Suudi Arabistan'ın savunması için asker gönderme tezkeresini onayladı. Libya'da ise Trablus ve Bingazi yönetimleri Sirte'de ordularını tek çatı altında birleştirmek üzere uzlaştı.
Irak sahasında terör dinamikleri yön değiştiriyor. Sincar'daki binlerce terör örgütü militanı silah teslim edip resmi Irak ordu birliklerine dahil olmaya başladı. Haşdi Şabi bünyesindeki grupların da devlet kontrolüne girmesi hızlandı. Bağdat sokaklarında yabancı vesayetine karşı geniş halk kitleleri Arap Ligi ile ticarete odaklanmak istiyor. Bölge halkı çatışmadan yorulduğu için yerel güçler uzlaşma arayışını zorunlu görüyor.
Küresel siyasette seçimler güç dengesini doğrudan etkiliyor. Brezilya'da Lula da Silva ikinci turda seçimi alarak ülkesinin kimsenin arka bahçesi olmayacağını ilan etti. Sırbistan'da öğrenci hareketleri Rus yanlısı yönetimi sandıkta sarstı. İsrail iç siyasetinde ise Netanyahu olası uluslararası yaptırımları delmek amacıyla devlet eliyle kripto para çıkarmayı önerdi. Ancak yerel ekonomistler ve muhalefet Amerikan desteğinin kesileceği korkusuyla bu plana direniyor.
Süper güçler arasındaki satrançta Trump Rusya kartını öne sürüyor. Tıpkı 1972'de Başkan Nixon'ın Çin'e gidip Sovyetler Birliği'ni dengelemesi gibi, Trump da Rusya ile enerji ve nadir element ticaretini açmayı hedefliyor. Avrupa başkentleri ise yaklaşan küresel krizlere karşı halkına acil durum paketleri hazırlatıyor. Konuşmacı, Bill Gates'in yapay zekanın yaratacağı yirmi yıllık toplumsal çalkantı uyarısına dikkat çekerek yakın gelecekte bir siber kriz yaşanabileceğini vurguluyor.
🎯 Tarih Uzmanı Yorumu
Konuşmacının Mekke Savunma İttifakı ve bölgesel güvenlik paktı tezi, Ortadoğu'nun yüzyıllık vesayet döngüsünü kırma arzusunu çok net özetliyor. Sykes-Picot sınırlarının çizildiği günden bu yana dış güçlerin hakemliğine bağımlı kılınan bölge, ilk kez kendi kriz masasını kurmaya çalışıyor. Ankara, Riyad, İslamabad ve Tahran'ın aynı güvenlik paydasında buluşması, dışarıdan dayatılan vekalet savaşlarının tüketici maliyetine karşı geliştirilmiş zorunlu bir reflekstir.
Bu adımların tarihsel ağırlığı, klasik blok siyasetinin çözüldüğünü kanıtlıyor. Cezayir'in yarım asır sonra sınır dışına çıkması ve Libya ordusunun Sirte'de birleşme çabası, sömürge sonrası dönemin güvenlik ezberlerini bozuyor. Tıpkı 1955 Bandung Konferansı'nda Bağlantısızlar Hareketi'nin doğuşu gibi, bugün de bölgesel aktörler Washington veya Tel Aviv merkezli senaryolara mahkûm olmadıklarını sahada gösteriyor.
Ancak bu jeopolitik girişimin önünde ciddi yapısal riskler bulunuyor. Tahran yönetiminde sivil kanat ile Devrim Muhafızları arasındaki derin görüş ayrılığı, ittifakın kurumsallaşmasını kırılgan hale getiriyor. Ayrıca Amerikan seçimlerinin ardından gelebilecek sert bir askeri müdahale, henüz emekleme aşamasındaki bu yerel savunma refleksini sahada ağır bir sınava sokabilir. İttifakın başarısı, mezhepsel bagajları tamamen bir kenara bırakabilme olgunluğuna bağlıdır.
Bu tablodan çıkarılacak temel ders, kriz anlarında yerel dayanışmanın dışarıdan beklenen kurtarıcılardan her zaman daha güvenilir olduğudur. Tarih boyunca kendi sınır komşusuyla barışamayan coğrafyalar, küresel aktörlerin açık pazarı haline gelmiştir. Kendi dengesini kendi gücüyle kuramayan hiçbir yapı, başkalarının yazdığı güvenlik senaryosunda başrol oynayamaz.
Kanal: Abdullah Çiftçi