Borsada Hangi Seviyeler Takip Edilmeli? | Serhan Yenigün | Tacirler Yatırım
Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş. · 2026-10-22
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa İstanbul'da fon tasfiye süreçleri ve nakit yaratma amaçlı satış baskısı sürüyor; konuşmacı bu seviyeden acele alım önermiyor, 11900 altındaki seyrin 11000 bölgesine kadar geri çekilme yaratabileceğini belirtiyor.
2. Dolar bazında Borsa İstanbul 230 dolar seviyesine geriledi; konuşmacı bu durumun en dip seviyelerin altına işaret edebileceğini, toparlanma için 12300 direncinin aşılması gerektiğini söylüyor.
3. Merkez Bankası 100 baz puanlık faiz indirimiyle politika faizini yüzde 36 seviyesine çekti; konuşmacı aralık ayında 100 baz puanlık yeni bir indirim daha bekliyor.
4. Dolar kurundaki aylık artış oranı yüzde 1,6 ila 1,7 bandında kontrollü şekilde ilerliyor; konuşmacı bu tempoda kurda ani ve hızlı bir patlama beklemiyor.
5. Bankacılık endeksi (XBANK) faiz indirim beklentileriyle endekse göre yüzde 30'a yakın pozitif ayrıştı; konuşmacı yıl sonuna kadar özel bankalar öncülüğünde bu hareketin sürebileceğini düşünüyor.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul'daki mevcut olumsuz hava, şirketlerin temel finansal bozulmasından ziyade fon tasfiye süreçleri ve nakit yaratma amaçlı gelen satışlardan kaynaklanıyor. Konuşmacı, yıl sonuna kadar tamamlanması gereken yüzde birlik ve üçlük fon uyum oranlarının piyasada suni bir satış baskısı yarattığını, bu nedenle alıcıların iştahsız kaldığını ifade ediyor. 11900 puan desteğinin altına sarkılmasıyla birlikte teknik olarak 10500 ila 11000 bölgesine kadar bir geri çekilme alanı oluşabileceği vurgulanıyor. Kalıcı bir rahatlama için 12300 direncinin yukarı yönlü aşılması şart koşulurken, bu sancılı süreçte kredili ve kaldıraçlı işlemlerden uzak durulması gerektiği net bir şekilde aktarılıyor.
Dolar bazında Borsa İstanbul grafiği incelendiğinde tablonun daha da zayıf olduğu görülüyor. Geçmişte 300 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışan endeks, yaşanan satış baskısıyla 230 dolara kadar gerilemiş durumda. Konuşmacı, TL bazındaki 11000 altı hareketin dolar bazında da mevcut dip seviyelerin altına inilebileceğini gösterdiğini, bu durumun da tepki alımlarında eski zirveleri direnç haline getireceğini belirtiyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, piyasa beklentisine paralel olarak 100 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirerek politika faizini yüzde 36 seviyesine düşürdü. Konuşmacı, enflasyon patikası ve yüksek reel pozitif faiz ortamı göz önüne alındığında aralık ayında 100 baz puanlık yeni bir indirim alanının daha bulunduğunu ifade ediyor. Faiz koridorunun asimetrik yapısının korunduğu ve Merkez Bankası'nın otomatik pilotta olmayıp veriye dayalı ihtiyatlı yaklaşımı sürdüreceği karar metninden örneklerle açıklanıyor.
Dolar kurundaki seyir kontrollü serbest dalgalı kur rejimi çerçevesinde aylık yüzde 1,6 ile 1,7 artış oranlarıyla devam ediyor. Konuşmacı, Merkez Bankası'nın yüksek rezervleri (160 milyar doların üzerinde) ve yüksek reel faiz avantajı sayesinde kurda ani bir patlama veya hızlanma beklimediğini dile getiriyor. Yabancı yatırım bankalarının da carry trade (faiz farkı kazancı) amacıyla lirayı cazip bulmaya devam ettiği, bu nedenle kur artış hızının enflasyon paralelinde dengeli kalacağı öngörülüyor.
Borsa içinde bankacılık sektörü, faiz indirimi beklentilerinin de desteğiyle endekse göre yüzde 30'a yakın güçlü bir pozitif ayrışma sergiledi. Konuşmacı, üçüncü çeyrek bilançolarında bankalar için fonlama maliyetleri nedeniyle çok parlak bir dönem beklenmese de, yıl sonuna kadarki süreçte özel bankaların önderliğinde bu olumlu ayrışmanın yüzde 15 ile 20 arasında devam edebileceğini öngörüyor.
BIST 100 dışı kalan yaklaşık 480 şirketin yer aldığı endeks, fon tasfiyelerinden en çok darbe alan kesim oldu. Konuşmacı, sosyal medyada sıkça paylaşılan bu sert düşüşlerin arkasında endeksteki ağırlığı yüksek olan ve taban fiyatlardan işlem gören az sayıdaki riskli şirketin bulunduğunu belirtiyor. Bu tür hisselerdeki aşırı değerlemelerin ve tasfiye süreçlerinin netleşmesinin zaman alacağı, toz duman dağıldıktan sonra sağlam şirketlerin daha hızlı denge bulacağı ifade ediliyor.
Üçüncü çeyrek bilanço sezonunda Ereğli Demir Çelik ve Tüpraş gibi devlerin finansalları yakından izleniyor. Konuşmacı, Ereğli'nin operasyonel karlılık ve ciro bazında iyi bir bilanço açıklamasının beklediğini, vergi gelirlerinin etkisinin yanı sıra yıllık bazda artış beklentisinin korunduğunu söylüyor. Tüpraş'ın ise daha önce model portföyden çıkarıldığını ancak 481 lira hedef fiyatla takip edilmeye devam edildiğini, rafineri marjlarının güçlü kaldığını aktarıyor.
Model portföyde yer alan ve değerlemesi cazip bulunan hisseler arasında Ford Otomotiv, Turkcell, Sabancı Holding, Migros ve Tofaş gibi şirketler öne çıkıyor. Konuşmacı, Turkcell için kullanıcı başı ortalama gelir (ARPU) hesabı üzerinden 135 ile 140 lira bandının adil değere yakın olduğunu, Enerjisa'nın ise düşük fiyat kazanç çarpanı (4 F/K) ile enerji sektöründe portföylerde tercih edilebilecek güçlü bir yapıya sahip olduğunu vurguluyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Konuşmacının sunduğu piyasa analizi, Borsa İstanbul'da yaşanan mevcut tablonun makroekonomik bir çöküşten ziyade, fon mevzuatları ve yasal tasfiye süreçlerinin yarattığı zorunlu likidite baskısından kaynaklandığını çok net ortaya koyuyor. Şirketlerin faaliyetlerinin sürdüğü ve bilanço beklentilerinin korunduğu vurgusu rasyonel bir temele dayanıyor; ancak kısa vadeli teknik göstergeler ve fon çıkışları, yatırımcılar için ciddi bir risk unsuru olmaya devam ediyor.
Konuşmacının pozisyon duruşu kesinlikle körü körüne bir "al" tavsiyesi içermiyor; aksine 11900 altındaki seviyeler için temkinli olunması, 11000 bölgesine kadar sarkma riskine karşı hazırlıklı olunması ve acele edilmemesi gerektiği açıkça ifade ediliyor. Özellikle BIST 100 dışı spekülatif hisselerdeki aşırı kayıplar, borsanın her dönem kendi kriz dinamiklerini yarattığını ve bu süreçte kredili işlemlerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini doğrultuyor.
Merkez Bankası'nın faiz indirimi döngüsüne devam etmesi bankacılık sektörünü desteklerken, sanayi şirketleri için tasfiye ve iskonto faktörlerinin artması hedef fiyatların aşağı yönlü revize edilmesine yol açtı. Bu durum, borsada her hissenin aynı sepette değerlendirilemeyeceğini, bilançosu güçlü, döviz ve operasyonel direnci yüksek, model portföylerde yer alan kurumsal şirketlerin bu süreçten daha az yara alacağını gösteriyor.
Sonuç olarak, kısa vadede piyasada toz duman dağılana kadar nakit ve risk yönetimi ön planda tutulmalı, kasım ortasına kadar sürebilecek bu sancılı dönemde kaldıraçlı pozisyonlardan kaçınılmalıdır. Orta ve uzun vadeli yatırımcılar için ise Türkiye'nin köklü ve karlı şirketlerine ortak olma fırsatı sabırlı bir seçicilikle değerlendirilmeli, ancak "bu seviyeden hemen al" diyerek körü körüne bir iyimserliğe kapılınmamalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.