Borsada Hafta Açılışı | Mehmet Aşçıoğlu | Tacirler Yatırım
Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş. · 2026-10-05
💡 Hızlı Bilgi
1. Alves Kablo'yu bu seviyeden alma; yüksek borçluluk, gözaltı süreci ve finansman giderlerinin karı eritmesi nedeniyle şirket tasfiye fiyatlaması seviyesinde ve aşırı riskli.
2. Tera grubu ve ilişkili fon hisselerini alma, taban serisi denge fiyatını bulana kadar uzak dur.
3. BIST 100 endeksinde 1,5 aylık vadede 13.200 - 13.300 bandını hedefle; ana hareketi Aselsan, THY ve bankalar gibi büyükler ligi hisseleriyle bekle.
4. VakıfBank için mevcut seviyeden acele alım yapma; 30 - 32 TL aralığına geri çekilmeyi bekle ve o seviyelerden alımı değerlendir.
5. Aksa Akrilik'te 11,70 - 12,00 TL aralığında satış gözet; borç yükü ve faiz maliyetleri nedeniyle 12 TL üzerini aşması zaman alacaktır.
📊 Detaylı Açıklama
Eylül ayı enflasyon verisinin piyasa beklentisi olan %2,20 yerine %1,84 olarak açıklanması piyasaya ilk etapta moral verdi. Ancak bu tablonun Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi beklentilerini canlandırması beraberinde küresel bir açmazı da getiriyor. ABD, Avrupa ve Japonya gibi majör ekonomilerde faizlerin yüksek seyrettiği ve ABD tahvil faizlerinin (5, 10, 30 yıllıklar) 1996 rekorlarını test ettiği bir küresel konjonktürde, gelişmekte olan bir ülkenin faiz indirmesi oldukça çetin bir sınavdır. Yine de içeride faizin çok yüksek seyretmesi sebebiyle Mehmet Aşçıoğlu, TCMB'den asgari 100 baz puanlık bir faiz indirimi gelebileceğini öngörüyor; fakat küresel faiz farkı riskinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
BIST 100 endeksi sabah açılışında %1,8 primle 12.500 direncine kadar yükseldi ve ardından gelen kar satışlarıyla 12.400 bandına dengelendi. Stokastik göstergelerin 20 referans seviyesinin altından dönüş sinyali üretmesi teknik açıdan toparlanmayı teyit ediyor. Endeks için 1,5 aylık kısa vadeli ana hedef 200 günlük hareketli ortalamanın geçtiği 13.200 - 13.300 bandıdır. Bu yükseliş dalgasının genele yayılmaktan ziyade "Büyükler Ligi" olarak nitelendirilen BIST 30 ağırlıklı hisselerle gerçekleşeceği, bunların başında ise Aselsan'ın lokomotif rol üstleneceği belirtiliyor. Aselsan'ın yanı sıra Türk Hava Yolları ve bankacılık sektörü endeksin ana taşıyıcıları olmaya devam edecek; uzun vadede ise seçime dönük parasal genişleme sürecinde 15.000 seviyelerinin üzeri hedeflenecektir.
Piyasada fon krizi ve kredili işlemler nedeniyle yaşanan taban çözülmelerinde ayrışma başladı. Birçok hisse taban serisini bozarak tavan seviyelere yönelirken, özellikle Tera Grubu ve Tera fonlarının taşıdığı hisseler taban serisine aralıksız devam ediyor. Kredili taşınan bu pozisyonlarda yatırımcıların ciddi sermaye kaybı yaşadığı ve bu hisselerin piyasada kendi doğal denge fiyatlarını bulana kadar düşüş eğilimini sürdüreceği, dolayısıyla bu gruptaki hisselerden kesinlikle uzak durulması gerektiği hatırlatılıyor.
Alves Kablo tarafında bilanço ve yönetimsel yapı ciddi riskler barındırıyor. Şirket sahibine yönelik adli süreçler ve ödenemeyen borçlar şirketin üzerindeki baskıyı artırmış durumda. Bilançoda yer alan 11 milyar TL'lik varlığın 8 milyar TL'si borçtan oluşuyor ve bunun 7,6 milyar TL'si kısa vadeli borç niteliğinde. Şirketin esas faaliyetinden ürettiği 1 milyar TL'lik karın 950 milyon TL'si doğrudan finansman giderine (faize) gidiyor. Alacak tahsilatını hızlandıramaması durumunda borç çevriminin imkansızlaşacağı, mevcut fiyatlamanın neredeyse şirketin tasfiye değerine işaret ettiği ve hissede yeni alım yapılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Arsan tarafında tekstil kimliğinin geride kaldığı, şirketin enerji ve iştirak yatırımlarıyla tam bir holding yapısına kavuştuğu belirtiliyor. 2,8 milyar TL'lik dönen varlığın 1,8 milyar TL'sinin doğrudan nakit olması ve 17 milyar TL'lik toplam varlık karşısında 3,2 milyar TL borcun bulunması bilanço sağlığını ortaya koyuyor. Şirketin 6 aylıkta açıkladığı 950 milyon TL'lik karın büyük bölümü özkaynak değerleme yönteminden kaynaklanıyor. Hissenin 200 günlük hareketli ortalaması olan 3,50 TL seviyesinde aşırı satım bölgesine girdiği, bu seviyelerden açılacak pozisyonların kısa vadede 4,20 - 4,30 TL aralığında rahatlıkla satış fırsatı verebileceği değerlendiriliyor.
Aksa Akrilik operasyonel kabiliyeti ve kar üretme gücü yüksek bir şirket olmasına rağmen borç yapısındaki büyüme dikkat çekiyor. Toplam borcun 40 milyar TL'ye ulaşması finansman yükünü artırmış durumda; 6 aylıkta gelen 2 milyar TL karın arkasında 2,5 milyar TL'lik net parasal kazanç (enflasyon muhasebesi farkı) bulunuyor, bu kalem olmasaydı şirket operasyonel olarak zararda görünecekti. Teknik olarak aşırı satımdan kurtulup tepki veren hissede kısa vadeli tavan/direnç seviyesi 11,70 - 12,00 TL aralığı olarak belirleniyor; bu bandın aşılmasının borçluluk baskısı nedeniyle zaman alacağı belirtilerek 12 TL civarında temkinli olunması öneriliyor.
Ülker Bisküvi 143 milyar TL varlığına karşılık 90 milyar TL gibi yüksek bir toplam borç yüküne sahip olsa da, kasasındaki 22 milyar TL nakit ve güçlü operasyonel nakit yaratma kabiliyetiyle bu borcu yönetebiliyor. Kısa vadeli borçlarını uzun vadeye yayarak faiz giderlerini yarı yarıya azaltmayı başarmış durumda. Borçlu yapısından ötürü enflasyon farkından pozitif kar yazmaya devam eden şirketin yıl sonunda 6,4 milyar TL kara ulaşabileceği, bunun da hisse başına 18 TL temettü potansiyeline ve 5-6 FK seviyelerine işaret ettiği belirtiliyor. Kısa vadede hissenin önündeki en güçlü direnç ve kar realizasyonu hedefi 200 günlük ortalamaya denk gelen 101 - 102 TL seviyesidir.
Gürsel Turizm bilançosunda banka borcunun bulunmaması, şirketin borçsuz ve doğrudan nakit akışıyla dönmesi en büyük avantajı olarak öne çıkıyor. Satış maliyetlerini düşürerek esas faaliyet karını 2,1 milyar TL'ye taşıyan şirket gerçek ve sürdürülebilir bir operasyonel karlılığa sahip. 400 TL zirvesinden 270 TL'ye gerileyen hissede, olası bir geri çekilmede 250 TL seviyesinin alım için cazip bir marj yaratacağı, teknik tepkide ise 200 günlük ortalamaya karşılık gelen 300 - 310 TL aralığının hedef olarak izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
VakıfBank ve kamu bankaları özelinde son dönemde karlılık artışının özel sektör bankalarına kıyasla daha belirginleştiği görülüyor. Yıl sonu karının 60 milyar TL'ye ulaşma potansiyeli hisse çarpanlarını makul kılıyor. Teknik tarafta 200 günlük ortalamanın geçtiği 32 TL seviyesi destek konumunda; bu seviyelerden acele alım yapmak yerine 30 - 32 TL bandına yaşanabilecek sarkmaların beklenerek alım yönünde kollanması gerektiği ifade ediliyor. Kocaer Çelik'te ise demir-çelik sektöründeki genel durgunluğa rağmen şirketin 4,8 milyar TL'ye çıkardığı nakit varlığı ile rakiplerinden ayrıştığı, 10 TL seviyesinin güçlü bir teknik destek olduğu ve bu seviyelerden alım yapan yatırımcısına kazandırabileceği aktarılıyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasanın enflasyon verisini bir rahatlama olarak okuyup yukarı yönlü fiyatlaması anlaşılabilir; fakat küresel faiz hadlerinin tırmandığı bir ortamda içeride erken bir faiz indirimine bel bağlamak ciddi bir yanılsama riski barındırmaktadır. ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin tarihi zirvelere tırmandığı mevcut dengede, TCMB'den gelebilecek 100 baz puanlık olası bir sembolik faiz indirimi kur tarafında ve sermaye akımlarında kırılganlık yaratabilir. Mehmet Aşçıoğlu'nun bu riski açıkça dile getirmesi, piyasada oluşabilecek aşırı iyimser dalganın sınırlı kalacağını ve yükselişlerin genel bir ralli havasından ziyade belirli direnç seviyelerine doğru bir "rahatlama tepkisi" olarak görülmesi gerektiğini gösteriyor.
BIST 100 endeksi için işaret edilen 13.200 - 13.300 bandı, 200 günlük hareketli ortalamanın getirdiği teknik ve psikolojik bir direnç eşiğidir. Bu yükseliş patikasında endeks hisseleri ile yan hisseler arasındaki makasın kapanmayacağını öngörmek son derece gerçekçidir. Endeksin taşıyıcı gücü olarak Aselsan, Türk Hava Yolları ve seçici bankaların işaret edilmesi, yatırımcıların yan tahtalardaki spekülatif tuzaklardan kaçınarak bilançosu güçlü, kurumsal ağırlığı yüksek büyük ölçekli şirketlerde pozisyonlanması gerektiğini teyit etmektedir.
Hisse bazlı analizlerde ortaya konan en kritik gerçek, yüksek faiz ortamının şirket bilançoları üzerindeki yıkıcı etkisidir. Alves Kablo örneğinde olduğu gibi operasyonel karının neredeyse tamamını faiz giderine teslim eden veya Aksa Akrilik'te görüldüğü üzere operasyonel faaliyet karı yerine sadece enflasyon muhasebesi kalemleriyle net kara ulaşan şirketler için temkinli olunmalıdır. Buna karşın, Gürsel Turizm gibi bilançosunda net finansal borç taşımayan ya da Ülker gibi borcunu güçlü nakit akışıyla yönetip vadesini uzatabilen şirketlerin seçilmesi, yüksek faiz evresinde portföy dayanıklılığını sağlayacak yegane stratejidir.
Sonuç olarak piyasada genel pozisyon "temkinli iyimserlikle seçici bekle-sat" olarak tanımlanmalıdır. Aşırı satım bölgesinden gelen tepki yükselişinde endekste 13.200 - 13.300 aralığı kar alma bölgesi olarak takip edilmeli; Tera grubu gibi fon krizine konu olmuş hisselerden ve yüksek borçlu yan tahtalardan uzak durulmalıdır. Alım için ise VakıfBank'ta 30 - 32 TL, Gürsel Turizm'de 250 TL ve Kocaer Çelik'te 10 TL gibi net destek seviyeleri sabırla beklenmeli, direnç seviyelerine yaklaşan hisselerde ise ısrarcı olmadan kar realizasyonu yapılmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.