Borsada 2027 Yılının Daha İyi Geçeceğine İnanıyorum | Azimut Portföy / Murat Salar
BloombergHT · 2026-11-02
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa İstanbul için acele alım yapma; düşen bıçağı tutma ve piyasanın durulmasını bekle.
2. Borsa ucuz diye hemen hisse senedine atlama; kısa vadede temkinli kalıp izlemeyi sürdür.
3. Hisseler defter değerinin altına inse bile alım için adli ve denetim süreçlerinin sonuçlanmasını bekle.
4. MSCI tarafının tanıdığı Haziran süresine kadar piyasa kurallarının oturmasını takip et.
5. Makro tarafta panik satışı yapma; swap hariç net rezervlerdeki toparlanmayı ve düşük cari açığı göz önünde bulundur.
📊 Detaylı Açıklama
Murat Salar, piyasada hisselerin çok ucuzladığını kabul ediyor ancak yatırımcılara hemen hisse senedi alma çağrısı yapmıyor. "Düşen bıçak tutulur mu?" sorusuna net bir dille hak veriyor. Fiyatların gerilemesi tek başına bir alım gerekçesi değil. Yatırımcıların son dönemde yaşanan belirsizlikler yüzünden haklı olarak bir adım geri çekildiğini ve piyasada suların durulmasını beklediğini ifade ediyor.
MSCI ve FTSE gibi uluslararası kuruluşların Türkiye piyasasına getirdiği eleştirileri haklı buluyor. Endekslere yapay fiyatlamalarla sokulmaya çalışılan hisseler konusunda dış denetçilerin doğru tespitler yaptığını söylüyor. MSCI'ın Türkiye için nihai değerlendirmeyi Kasım yerine Haziran ayına ertelemesi çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu sürede kurallar netleşir, şeffaflık sağlanır ve denetimler tam işletilirse yabancı sermayenin ilgisi yeniden canlanabilir.
Piyasadaki mevcut temizlik sürecinde kolluk kuvvetlerinin ve Adalet Bakanlığı'nın devreye girdiğini hatırlatıyor. Salar, daha önce Türk sermaye piyasalarında bu boyutta bir yargı ve denetim müdahalesi görmediğini vurguluyor. Yaşanan sert süreç kısa vadede piyasayı tedirgin etse de kuralların sertleşmesi piyasa oyuncularının hırsının aklın önüne geçmesini engelleyecek. Bu sayede borsa 2-3 ay öncesine kıyasla çok daha güvenli bir zemine oturuyor.
Şirketlerin değerlemeleri tarihsel olarak çok dip seviyelerde geziyor. Salar, borsada işlem gören yaklaşık 600 şirketin yarısından fazlasının defter değerinin altında (şirketin özkaynak değerinden daha ucuza) işlem gördüğünü belirtiyor. Geçmişte Türk bankalarının defter değerlerinin 3,5 katı çarpanlarla el değiştirdiğini ve dolar bazında mevcut seviyelerin 2,5 katına çıktığımızı aktarıyor. Yani borsa kesinlikle pahalı değil, aksine değerleme açısından çok ucuz fakat zamanlama henüz olgunlaşmadı.
Ekonomik temellerde ise geçmiş krizlere benzer bir tablo bulunmuyor. Bir ödemeler dengesi krizi veya döviz şoku yaşanmıyor. Swap hariç net rezervlerin geçmişte eksi 70 milyar dolarken bugün artı 30 milyar dolar seviyesine gelmesi büyük bir kazanım. Kur Korumalı Mevduat (KKM) yükü eridi ve cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,5 gibi yönetilebilir bir düzeyde kalıyor. Potansiyelin altında kalsa da büyüme durmadı ve istihdam kaybı yaşanmadı.
Gelecek vizyonunda 2027 yılı bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Salar, regülasyonların tam oturduğu, gri alanların silindiği bir ortamda Türkiye'nin jeopolitik öneminin, sağlık ve savunma sanayisi gibi küresel ölçekte ayrışan sektörlerinin hak ettiği karşılığı alacağını öngörüyor. Yatırımcıların son dönemdeki dalgalanmalardan bunaldığını ancak 2027'nin 2026'dan çok daha parlak geçeceğine inanarak sabırlı kalmaları gerektiğini savunuyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Murat Salar'ın çizdiği çerçeve, klasik bir "her düşüş fırsattır" kolaycılığı taşımıyor. Tam aksine, fiyatların çarpan bazında dip yapmasına rağmen kurumsal temizlik bitmeden yeni pozisyon açılmaması gerektiğini savunuyor. Düşen bıçağı tutmama tavsiyesi, mevcut belirsizlik ortamında sermayesini korumak isteyen bireysel yatırımcı için son derece gerçekçi ve korumacı bir duruş.
Yargı süreçlerinin sermaye piyasalarına girmesi kısa vadede likiditeyi ve risk iştahını baskılar; yatırımcı bu yüzden çekingen davranmakta haklıdır. Fakat orta ve uzun vadede bu denetim dalgası, MSCI gibi uluslararası fon sağlayıcıların güvenini tazelemek için kaçınılmaz bir virajdır. Yabancı fonlar sadece ucuzluğa değil, oyunun kurallarının ne kadar adil işletildiğine bakar. Türkiye Haziran ayına kadar bu altyapıyı toparlayamazsa ucuzluk tek başına kalıcı sermaye çekmeye yetmez.
Makroekonomik istikrar kazanımları ile borsa fiyatlamaları arasında bariz bir zaman farkı yaşanıyor. Rezervlerin toparlanması ve cari dengenin oturması tabanı sağlamlaştırsa da şirket kârları üzerindeki dezenflasyon baskısı hisseleri bir süre daha atıl bırakabilir. Bu nedenle borsada bir ralli beklentisini 2026 yerine 2027 yılına ötelemek analitik açıdan çok daha rasyonel bir zamanlama planıdır.
Net pozisyon stratejisi açıkça "bekle ve izle" yönünde şekillenmeli. Şu an hisse almak için acele edilmemeli, spekülatif tahtalardan tamamen uzak durulmalı. Şirketlerin defter değerlerinin altında olması izleme listesi oluşturmak için harika bir fırsat sunuyor ancak sermayeyi oyuna sokmak için regülasyon ve gözetim adımlarının sonuç vermesini beklemek en doğru taktik olacaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT