Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Borsa İstanbul'da Fon Tasfiyesi ve Satış Baskısı | %5,30 Alarmı | Serhan Yenigün | Tacirler Yatırım

Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş. · 2026-10-06

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Bankacılık Hisselerinde Biriktir / Ağırlık Artır: Faiz indirimi döngüsü ve düşen fonlama maliyetleri sayesinde bankaların önümüzdeki 2 ayda BIST 100'e karşı %10-20 ilave pozitif ayrışması bekleniyor.

2. BIST 100'de Acele Etme / Zamana Yayarak Biriktir: 12 aylık endeks hedefi 19.500'den 17.500 seviyesine revize edildi; %40 potansiyel korunsa da tasfiyelerin yarattığı hasarın toparlanması zaman alacak.

3. Fon Tasfiyesindeki Hisseleri Alma / Bekle: Tasfiye listesindeki yüksek montanlı ve zorunlu satışı süren şirketlerde satış baskısı bitene kadar temkinli kal, taban serisi yaşayan hisselere hemen atlama.

4. BIST 100 Teknik Seviyeleri: 11.900 - 12.000 bölgesi ilk destek, 11.500 ana destek; yukarı yönlü rahatlama için 12.500 ve özellikle 12.750 direncinin aşılmasını bekle.

5. Para Piyasası Fonu İadelerinden Borsaya Giriş Bekleme: 150 milyar liralık avans ödemesinin hisse senedine girmesi beklenmiyor; para ağırlıklı olarak TL mevduat, altın ve dövize yönelecek.


📊 Detaylı Açıklama

Küresel piyasalarda ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yeniden %5,30 seviyelerine tırmanması temel baskı unsuru olmaya devam ediyor. ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisi 90 binlik beklentiye karşın 29 bin ile son derece zayıf kalmış ve işsizlik oranı %4,2'ye çıkmış olsa da, piyasada Fed'in enflasyonla mücadelede gevşek kalabileceği algısı tahvil faizlerini yukarı itti. Fed'in ekim toplantısında bir adım atması beklenmese de aralık toplantısında bir faiz artırımı ihtimali piyasa konsensüsünün aksine masada tutuluyor. Üstelik Fed tutanaklarında 16 üyenin faiz artırımı lehine tutum sergilemiş olması, şahin tonun korunacağını gösteriyor.

ABD tahvillerindeki bu yükseliş, hisse senedi piyasaları açısından kritik bir eşiğin aşılmasına yol açtı. S&P kazanç verimliliği (1 / Fiyat-Kazanç oranı) yaklaşık %5,25 seviyesindeyken ABD 10 yıllık faizlerinin %5,30'a çıkması, risksiz tahvil getirisini hisse senetlerine kıyasla matematiksel olarak daha cazip hale getirdi. Bu durum hisse senedi piyasaları üzerinde doğrudan bir getiri rekabeti baskısı kursa da, piyasa genelinde kalıcı bir çöküş senaryosunun çalışması için faizlerin bir standart sapma bölgesi olan %6,00 - %6,20 seviyelerine kadar tırmanması gerektiği hesaplanıyor.

İç piyasada makroekonomik görünüm eylül ayı enflasyonunun %1,8 ile beklentilerin (%2,1 - %2,3) oldukça altında gelmesiyle rahatlama sinyalleri verdi. Yıllık TÜFE'nin %31,5'ten %29,7 seviyesine inmesi, dezenflasyon sürecinin öngörülenden daha hızlı ilerlediğini ortaya koyuyor. Ekim ayı için %2 civarında bir artış öngörülürken yıl sonu enflasyon tahmini %29,2 olarak korunuyor. Politika faizinin %37 ve yıllık bileşiğinin yaklaşık %45 olduğu mevcut tabloda, Türkiye çok yüksek bir reel pozitif faiz sunuyor. Bu durum, küresel merkez bankalarının sıkı duruşuna rağmen TCMB'nin eline faiz indirimi yapabilecek güçlü bir hareket alanı veriyor.

TCMB'nin para politikasında gevşeme adımlarına 22 Ekim toplantısında 100 baz puanlık bir indirimle başlaması, ardından aralık toplantısıyla birlikte politika faizini kademeli olarak %35 seviyelerine çekmesi bekleniyor. Toplamda 500 baz puana yaklaşabilecek bu faiz indirim döngüsünün 2027 yılına sarkan toplantılarda da süreceği tahmin ediliyor. Merkez Bankası Başkanı'nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki sunumunda da dezenflasyonun ana eğiliminin korunduğu, parasal koşulların sıkı kalmaya devam edeceği ancak indirim için alan bulunduğu mesajlarının öne çıkması bekleniyor.

Yurt içi piyasanın ana gündemini oluşturan fon tasfiyeleri ve soruşturma süreçlerinde kritik bir dönemece girildi. Özellikle para piyasası fonlarında 1 milyon TL'ye kadar olan hak sahiplerine öncelik verilerek yaklaşık 350 bin yatırımcıya 150 milyar lira (yaklaşık 3 milyar dolar) tutarında bir avans ödemesi haftalık süreçte planlanıyor. Ancak bu likiditenin borsa tarafına bir can suyu olması beklenmemeli. Sütten ağzı yanan fon yatırımcısının bu tutarları riskli hisse senetleri yerine mevduat, altın ve döviz gibi güvenli limanlara park edeceği öngörülüyor.

Borsa İstanbul genelinde ise haftalardır süren panik ve taban kilitlenmelerinin hız kestiğine dair somut veriler mevcut. Uzun bir aradan sonra dün ilk kez tavan olan hisse sayısı (35 şirket), taban olan şirket sayısını (33 şirket) geride bıraktı. Geçtiğimiz günlerde 70-80 şirketin her gün taban olduğu dikkate alındığında, genele yayılan likidite şokunun hafiflediği görülüyor. BIST Tüm-Y endeksi zirvesinden yaklaşık %40 geriledikten sonra taban arayışına girerken, tasfiye sürecindeki hisse fonlarının portföyünde yer alan zorunlu satış hisselerinde münferit baskının bir süre daha devam edeceği unutulmamalıdır.

Bu çalkantılı süreçte en net ayrışmayı bankacılık sektörü sergiliyor. XBank dün %2,8 yükselerek BIST 100'ün getirisini ikiye katladı. Enflasyonun düşüşü ve yaklaşan TCMB faiz indirimleri, bankaların fonlama maliyetlerini hızla aşağı çekeceği için marj genişlemesi hikayesini besliyor. Son iki ayda BIST 100'e karşı %20'nin üzerinde rölatif getiri sağlayan bankacılık hisselerinin, önümüzdeki iki ayda da çift haneli (%10-20 aralığında) pozitif ayrışmayı sürdürmesi ve son çeyrek bilançolarında güçlü karlılıklar açıklaması bekleniyor.

Endeks dinamikleri açısından 1 Ekim itibarıyla BIST 100'den 27 spekülatif veya zayıf şirketin çıkarılıp yerlerine daha köklü, piyasa değeri yüksek kurumsal şirketlerin alınması endeksin teknik analiz kalitesini artırdı. BIST 100 için kısa vadede 11.900 - 12.000 aralığı birincil destek, bu seviyenin altı test edilirse 11.500 seviyesi ana destek bölgesi olarak izleniyor. Yukarı tarafta ise ilk etapta 12.500 denemesi, ardından piyasayı belirgin şekilde rahatlatacak 12.750 direnci kritik eşiklerdir.

Fon tasfiyeleri sırasında uzun vadeli tahvil faizlerinin %32-33 bandına inmek yerine zorunlu tahvil satışlarıyla %36'ya fırlaması, değerleme modellerini olumsuz etkiledi. Tahvil faizlerindeki her 100 baz puanlık sapmanın endeks üzerinde yarattığı iskonto sebebiyle, BIST 100 için 12 aylık hedef 19.500 puandan 17.500 seviyesine revize edildi. Mevcut seviyelere göre yaklaşık %40 getiri potansiyeli masada kalsa da piyasanın güven tazeleyip bu hedefe yönelmesi için tasfiye satışlarının tamamen durulması ve sabırlı bir bekleme sürecinin geçmesi gerekiyor.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Piyasadaki son gelişmeleri değerlendirdiğimizde, konuşmacının Borsa İstanbul geneli için "hemen agresif alım yap" çağrısında bulunmadığı, aksine tasfiye travmasının zamana yayılarak atlatılacağını vurgulayan temkinli bir duruş sergilediği görülüyor. 12 aylık endeks hedefinin 19.500'den 17.500'e çekilmesi, fon krizi nedeniyle tahvil faizlerinde yaşanan sıçramanın değerlemeleri törpülediğini somut bir biçimde teyit ediyor. Dolayısıyla genel borsa için önerilen pozisyon "körü körüne dip avcılığı" değil, dalgalanmayı kabul ederek sabırla bekleme ve kademeli portföy tutma stratejisidir.

Konuşmacının en net ve tartışmasız "al / ağırlık artır" pozisyonu bankacılık sektöründe bulunuyor. Enflasyonun %30'un altına inmesiyle birlikte TCMB'nin fonlama maliyetini düşürecek olması, bankaların net faiz marjlarını doğrudan yukarı taşıyacak en güçlü katalizördür. Son iki ayda endekse %20 fark atan bankaların önümüzdeki iki ayda da benzer bir çift haneli ralli potansiyeline sahip olduğu tezi oldukça ayakları yere basan bir yaklaşımdır. Portföyünü savunmak ve faiz indirim döngüsünden getiri üretmek isteyen yatırımcıların sanayi veya yan tahtalar yerine likit banka hisselerine odaklanması gerektiği anlaşılıyor.

Buna karşılık, tasfiye sürecine konu olan ve taban kilitlenmeleri yaşayan hisseler için konuşmacının tavrı net bir "uzak dur / bu seviyelerden alma" uyarısıdır. Yatırımcıların "çok düştü, tepki verir" yanılgısıyla bu şirketlere hücum etmesi büyük bir likidite tuzağı yaratabilir; çünkü fonların mevzuat gereği satmak zorunda olduğu yüksek hacimli lotlar piyasa derinliği oluştukça boşaltılmaya devam edecektir. Ayrıca para piyasası fonlarından çıkacak 150 milyar liralık avansın borsaya akacağı beklentisi tamamen temelsizdir; sütten ağzı yanan riskten kaçınan yatırımcının rotası mevduat ve döviz olacaktır.

Özetle mevcut konjonktürde izlenmesi gereken doğru strateji; tasfiye baskısı altındaki yan tahtalardan ve BIST Tüm-Y spekülasyonlarından kesinlikle uzak durmak, BIST 100'de 11.500 - 11.900 desteklerini referans alarak acele etmeden zamana yayılmak ve portföyün ana lokomotifini faiz indirim döngüsünün tek net kazananı olan bankacılık hisselerine kurmaktır. Küresel tarafta ABD 10 yıllıklarının %5,30 üzerinde kalması dış rüzgarları sertleştirdiği için yüksek kaldıraçtan kaçınılmalı, sabırlı ve seçici biriktirme disiplini korunmalıdır.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş.