Borsa İstanbul’da bilançolar düşüşü durdurabilir mi? I İsmail Güner Yorumluyor I İnfo Yatırım
İnfo Yatırım · 2026-10-19
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 dolar bazında 200–210 dolar dip eşiğine yakın; panikle satma, hikayesi olan hissede biriktir.
2. Otomotiv sektörünü şimdilik portföyde yedeğe al; satış verileri zayıf, yeni alım için acele etme, bekle.
3. Ons altın 4.000–4.100 dolar bandında kritik bir eşikte; bu seviyelerden agresif alım yapma, yön netleşene kadar bekle.
4. Bankacılıkta genele yaygın ralli bekleme; özkaynak kârlılığıyla ayrışan Garanti hissesinde ağırlık artırılabilir.
5. Petrokimya tarafında Tüpraş ve Aygaz güçlü bilanço beklentisiyle öne çıkıyor; bu hisseleri portföyde koru ve biriktir.
📊 Detaylı Açıklama
İsmail Güner söze piyasadaki bilgi kirliliğiyle başlıyor. Son günlerde sosyal medyada Tüpraş ve Aselsan gibi köklü şirketlere yönelik asılsız haberler yayılıyor. Yatırımcının bu panik havasına kapılmaması gerektiğini söylüyor. Şirket haberlerinde sadece KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) ve resmi kurum açıklamalarının dikkate alınmasını istiyor.
Borsa İstanbul'un 15.000 seviyelerinden 11.000 sınırına kadar gerilediğini hatırlatan analist, dolar bazlı grafiğe işaret ediyor. Endekste en kötü senaryoda 200–210 dolar aralığının nihai dip olacağını belirtiyor. Geçmiş krizlerde ve pandemi döneminde panikle satanların hisseleri bir yıl sonra beş kat yukarıdan almak zorunda kaldığını vurguluyor. Kredili işlem yapmayan yatırımcı için bu seviyelerden satış yapmanın mantıksız olduğunu savunuyor.
MSCI endeksinden düşme kaygılarına değinen Güner, Türkiye'nin Endonezya gibi bir duruma düşmeyeceğini söylüyor. SPK'nın (Sermaye Piyasası Kurulu) fiili dolaşım oranları ve sorunlu hisselerle ilgili erkenden tedbir aldığını hatırlatıyor. Problem yaratan şirketlerin BIST 30 ve BIST 100 endekslerinden çıkarıldığını, 2027 Haziran ayına kadar gerekli adımların rahatça tamamlanacağını ifade ediyor.
Yaklaşan bilanço döneminin endeksteki genel düşüşü tek başına durduramayacağını açıkça söylüyor. Bu süreçte endeksten ziyade şirket hikayelerine odaklanmak şart. Dönemsellik etkisiyle üçüncü çeyrekte havacılık ve bazı sanayi şirketlerinin finansalları öne çıkabilir. Güner, sadece kârını ve özkaynağını reel olarak büyüten şirketlerin ayrışacağını dile getiriyor.
Şirket bazlı beklentilerde sanayide Tüpraş ve Aygaz bilançolarının güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyor. Savunma sanayiinde Aselsan, perakendede ebebek ve sağlık tarafında Medical Park finansallarının iyi geleceğini aktarıyor. Bankacılıkta ise sektör ortalamasından pozitif ayrışan Garanti Bankası'nın portföylerde tercih edilebileceğini belirtiyor.
Havacılık sektöründe üçüncü çeyrek verileri sebebiyle Türk Hava Yolları'nı kârlılık açısından Pegasus'un önünde görüyor. TAV Havalimanları'nın ise yurt dışındaki yeni terminal işletmelerinin katkısıyla bilançosunu toparlayacağını aktarıyor. Sigorta tarafında ise prim üretimi ve teknik kârlılığı yüksek olan Agesa ile Anadolu Hayat'ı öncelikli şirketler arasına koyuyor.
Otomotiv sektörü için gelen sorulara temkinli yanıt veriyor. Aylık ve yıllık araç satış rakamlarının oldukça kötü geldiğini vurguluyor. Tofaş Fabrika temel olarak beğenilse de sektörün genel olarak biraz zamana ihtiyacı var. Güner, olası faiz indirimlerinin hemen otomotive yansımayacağını, bu yüzden sektöre yatırım için acele edilmeyip kenarda beklenmesi gerektiğini söylüyor.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında piyasanın 100 baz puan indirim beklediğini aktarıyor. Bu kararın politika faizini yüzde 36 seviyesine çekebileceğini, ancak piyasaya etkisinin tamamen nötr kalacağını belirtiyor. Piyasalar için asıl önemli olanın faiz miktarı değil, karar metnindeki enflasyon ve kur yönetimine dair yönlendirmeler olacağının altını çiziyor.
Küresel piyasalarda dolar endeksinin güçlenmesine ve ons altındaki yatay seyre dikkat çekiyor. Altının 4.000–4.100 dolar bandında uzun süre sıkışmasını sağlıklı bulmuyor. Doların değer kazandığı ve tahvillerin hareketlendiği bir ortamda altında aşağı yönlü sert bir trend değişimi riski görüyor. Bu yüzden altında yeni pozisyon açmak yerine temkinli kalmayı öneriyor.
Son olarak dünyadaki enerji krizinin sonsuza kadar süremeyeceğini ifade ediyor. Avrupa'daki yüksek gaz maliyetleri ve Hürmüz Boğazı gerilimleri bir noktada diplomasiyi zorunlu kılacak. ABD seçimleri sonrasında jeopolitik risklerin azalacağını ve enerji fiyatları dengelendiğinde Türkiye gibi stratejik ülkelerin borsalarında çok hızlı toparlanmalar yaşanacağını öngörüyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
İsmail Güner'in piyasa analizi, mevcut kriz ortamında duygusal davranmayıp uzun vadeli döngülere odaklanan rasyonel bir temele dayanıyor. Dolar bazında 200–210 dolar bandını BIST 100 için majör taban olarak tanımlaması teknik açıdan makul bir yaklaşım. Ancak piyasada genel bir yükseliş dalgası yerine sadece güçlü finansallara sahip şirketlerin ayakta kalacağı tespiti son derece yerinde. Yani endeks toparlansa bile her hisse aynı hızda dönmeyecek.
Konuşmacının pozisyonu genel borsa için kesinlikle coşkulu bir 'hemen al' çağrısı taşımıyor. Aksine, piyasa dip sürecindeyken 'panikle satma, hissedeysen bekle, yeni maliyeti ise sadece seçilmiş hisselerde kademeli biriktir' stratejisini benimsiyor. Otomotiv gibi satışları düşen sektörlerde açıkça beklemede kalınmasını istemesi ve ons altında düzeltme riskine işaret etmesi, risk yönetimi refleksinin çok sağlam çalıştığını gösteriyor.
Buradaki en kritik risk, enerji fiyatları ve jeopolitik gerilimlerin Kasım ayındaki ABD seçimlerinden sonra da çözülememesi ihtimali. Yüksek faiz ortamı şirketlerin finansman maliyetlerini artırmaya devam ediyor. İçerideki fon ve sosyal medya kaynaklı panik satışları derinleşirse, Güner'in işaret ettiği 200 dolar seviyesinin altı kısa süreli iğne hareketleriyle test edilebilir. Bu da sabırsız veya kredili işlem yapan yatırımcıyı piyasa dışına itebilir.
Özetle yatırımcı için en doğru taktik; kaldıraçtan ve kredili işlemlerden tamamen uzak durarak defansif kalmaktır. Otomotiv ve ons altında aceleci alımlardan kaçınmak, Tüpraş, Aselsan, THY ve Garanti gibi nakit akışı kuvvetli hisselerde düşüşleri kademeli biriktirme fırsatı olarak görmek gerekiyor. Kısa vadeli sert kâr beklentileri yerine, önümüzdeki altı aylık döngüyü hedefleyen sabırlı bir pozisyon alma süreci şart.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: İnfo Yatırım