Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Borsa Düşerken Alım Rezervi: Eurobond mu, Likit Rezerv mi?

Mehmet Yiğit TÜRKMEN · 2026-10-18

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. 12.000 altına inen BIST için kademeli biriktir; ucuzlayan kaliteli hisseleri toplama vakti geldi.

2. Borsa düşüşlerinde hisse almak amacıyla uzun vadeli Eurobond ALMA; vade ve getiri amacı uyuşmaz.

3. Nakit ve kısa vadeli likit rezervleri borsa düzeltmelerinde cesaretle alıma yönlendir.

4. Eurobond kuponlarıyla borsadaki düşüşü karşılama stratejisini bekle; getiri portföy büyüklüğü yanında yetersiz kalır.

5. Portföy dengesini korumak için hisse payı düştükçe rezervi satıp hisseye aktar.


📊 Detaylı Açıklama

Borsa 12.000 puanın altına indiğinde yatırımcı psikolojisi altüst olur. Mehmet Yiğit Türkmen bu kırmızı ekran dönemlerini aşmak için portföy yönetiminin hayati rol oynadığını belirtiyor. Örnek bir stratejide yüzde 85 hisse senedi ve yüzde 15 rezerv varlık tutulabilir. Hisse senetleri değer kaybettiğinde portföy dengesi bozulur ve hissenin payı yüzde 70 seviyelerine iner. Bu aşamada yatırımcı iki temel yöntem kullanır. İlki yeniden dengeleme (rebalancing) modelidir; artan rezerv satılır ve düşen hisseler geri alınarak baştaki dağılıma dönülür. İkincisi ise kademeli alım (merdiven tekniği) kuralıdır; piyasa her yüzde 10 düştüğünde ayrılan rezervden katlanarak daha büyük paylarla hisse toplanır.

Pek çok yatırımcı uzun vadeli Eurobond (yabancı para cinsi devlet tahvili) getirilerini düşüşlerde hisse senedi almak için bir kalkan gibi görüyor. Türkmen kendi geçmiş tecrübesine dayanarak bu tezin pratikte işlemediğini vurguluyor. 15.000 dolarlık bir Eurobond yatırımı yıllık yüzde 10 kupon faiziyle altı ayda bir sadece 750 dolar nakit akışı sağlar. Toplam portföyü 100.000 dolar olan bir yatırımcı için bu 750 dolarlık kupon, borsa çökerken dişe dokunur bir alım gücü yaratmaz. Ana parayı bozmadan sadece periyodik kupon gelirleriyle düşüşleri karşılamaya çalışmak hedeflenen maliyet düşürme etkisini neredeyse sıfırlar.

Eurobond rezerv olarak kullanıldığında başka teknik engeller de çıkar. Türkiye'nin risk primi (CDS) yükseldiğinde hisselerle birlikte Eurobond fiyatları da geriler. Hisse kadar sert çakılmasa bile tahvilin piyasa değeri erir. Beş, on ya da yirmi yıllık uzun vadeli bir Eurobond acil hisse almak için vadesinden önce bozulursa, yatırımcı hem fiyat zararını hanesine kilitler hem de valör (işlem gerçekleşme süresi) ve olası kâr durumunda sermaye kazancı vergisiyle boğuşur. Bu nedenle Türkmen, uzun vadeli tahvillerin yalnızca düzenli gelir elde etme amacıyla vade sonuna kadar tutulması gerektiğini, acil hisse alım rezervi olamayacağını açıkça belirtiyor.

Düşüş anında hızlı manevra yapmak isteyen yatırımcının rezervi mutlaka kısa vadeli ve yüksek likiditeye sahip araçlarda durmalıdır. Bu araçlar üç aylık tahviller, para piyasası fonları ya da krizden etkilenmeyen nakit benzeri dolar ve TL varlıklardır. Ancak kenarda böyle bir rezerv tutmanın boğa (yükseliş) piyasalarında ağır bir fırsat maliyeti bulunur. Peter Lynch'in meşhur sözünü hatırlatan konuşmacı, yatırımcıların düzeltme beklerken kaçırdıkları yükselişlerin faturasının bizzat düzeltmenin kendisinden daha ağır olduğunu söyler. Rezerv tutan kişi, borsanın getirisinden bilerek feragat eder; dolayısıyla düşüş anı geldiğinde o parayı hisseye aktaracak cesareti mutlaka göstermelidir.

Büyük piyasa krizlerinde en büyük düşman karar felcidir (karar verememe sendromu). Fiyatlar hızla düşerken ekran başında bekleyen kişi daha da düşecek korkusuyla bir türlü alım tuşuna basamaz. Türkmen bu psikolojik baskıyı kırmak için sakin zamanlarda yazılmış bir "yatırımcı defteri" tutulmasını öneriyor. Hisse fiyatı makul değerinin yüzde 20 ya da 30 altına indiğinde veya endeks belirli adımlarla gerilediğinde hangi rezervin satılıp hangi hisseden kaç adet toplanacağı önceden yazılı olmalıdır. Konuşmacı, zor dönemlerden geçilse de borsa 12.000 altındayken artık kaliteli hisseleri yavaş yavaş biriktirme vaktinin geldiğini söyleyerek pozisyonunu alımdan yana koyuyor.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Mehmet Yiğit Türkmen'in uzun vadeli Eurobond enstrümanını acil durum hisse alım rezervinden kesin olarak ayırması son derece doğru bir tespittir. Eurobond faiz riski ve vade uzadıkça artan fiyat hassasiyeti taşır. Borsa sert satış yerken Türkiye'nin ülke risk priminin zıplaması bu tahvilleri de baskılar. Likidite ihtiyacı doğduğu anda tahvili iskontolu satmak ve üstüne takas süresini beklemek portföy yöneticisinin elini ayağını bağlar. Rezerv varlığın birinci görevi mutlak sermaye koruması ve anında nakde dönebilme yeteneğidir; dolayısıyla bu görev sadece kısa vadeli para piyasası araçları ya da mevduat eşdeğeri enstrümanlarla yerine getirilebilir.

Konuşmacının BIST cephesindeki temel duruşu kademeli ve planlı birikim yönündedir. Piyasa 12.000 seviyesinin altındayken panikle kenara çekilmek yerine değerinin altına inen varlıkları soğukkanlılıkla toplamak mantıklı bir yaklaşımdır. Ancak buradaki ince çizgi nakdin tamamını tek seferde oyuna sürmemektir. Türkmen'in anlattığı merdiven tekniği piyasa tabanını ararken maliyeti aşağı çekmek için iyi çalışır. Yine de kenarda bekleyen nakit rezervinin boğa piyasasındaki erimesini hesaba katarsak, bu strateji yalnızca disiplinli bir alım planına sadık kalabilen orta ve uzun vadeli yatırımcılar için uygundur.

Piyasada başarılı olmak doğru analizden çok işlem disiplinine dayanır. Konuşmacının "yatırımcı defteri" olarak tanımladığı yazılı eylem planı, kriz anındaki karar felcini engellemek için vazgeçilmez bir araçtır. Hisse senetleri ucuzlarken korkudan alamamak, ralli başladığında ise tepeden mala atlamak yatırımcıların en sık düştüğü tuzaktır. Portföy yapısı netleştirilmeli; Eurobond pasif döviz geliri için ayrı bir sepete konmalı, hisse alım gücü ise piyasa dalgasından etkilenmeyen likit rezervlerde tutularak endeksteki bu tür geri çekilmelerde kademeli şekilde hisseye dönüştürülmelidir.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: Mehmet Yiğit TÜRKMEN