Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Bist 30 ve Bist 50 Hisselerinde İskontolu Bir Görünüm Mevcut! ASELS ve TUPRS Hisse Analizi!

CNBC-e · 2026-10-20

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Borsa İstanbul'da BIST 30 ve BIST 50 hisseleri şirket bazında iskontolu (ucuz) bir görünüm sunuyor.

2. Borsa İstanbul'da mevcut seviyelerden alım yapmak için likidite ve makroekonomik şartların düzelmesini bekle, acele etme.

3. Fiyat kazanç oranları enflasyon muhasebesi nedeniyle şu an net bir ucuzluk sinyali vermiyor, bu yüzden bu veriye tek başına bakarak alım yapma.

4. Borsa İstanbul için 11.500 seviyesinin altı riskli; tepki alımları gelse de yükselişleri şu an için satış fırsatı olarak değerlendir.

5. Aselsan hissesinde düşüş eğilimi devam ediyor; paralel kanalın alt noktası olan 300 seviyesine dikkat et, bu seviyeden hemen alma.


📊 Detaylı Açıklama

Borsa İstanbul'da 12.000 puanın kırılmasıyla birlikte derinleşen satıcılı bir seyir izleniyor ve endeks 11.400 seviyelerinin de altını test ediyor. Konuk Kutay Gözgör, borsanın genel olarak iskontolu olduğunu kabul ediyor ancak bu durumun otomatik olarak hisselerin hemen adil değerine ulaşacağı anlamına gelmediğini vurguluyor. Piyasada kalıcı bir toparlanma için en temel şartın likidite artışı ve işlem hacimlerinin toparlanması olduğunu belirtiyor.

Değerleme oranlarında enflasyon muhasebesi (TMS 29) nedeniyle büyük bir karmaşa yaşanıyor. Şirketlerin parasal kazanç ve kayıp kalemleri bilançolarda ve net kârlarda yüksek oynamalara yol açıyor. Bu durum, fiyat kazanç oranlarının tarihsel ortalamalara göre yüksek görünmesine neden olurken, piyasa defter değeri açısından borsanın son 4-5 yılın en düşük seviyelerine gerilediğini gösteriyor.

Bilanço döneminde yatırımcıların net kâr rakamlarına odaklanmaması gerekiyor. Vergi etkileri ve tek seferlik gelirler net kârı geçici olarak şişirebiliyor veya düşürebiliyor. Bu nedenle ciro bazlı reel büyüme ile FAVÖK (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) marjlarının enflasyonun üzerinde kalıp kalmadığına bakmak en güvenli filtreleme yöntemi olarak öne çıkıyor.

Tarihsel krizler ve düşüşler incelendiğinde, Borsa İstanbul'un geçmişteki büyük şoklarda (2008 küresel krizi, pandemi veya kur şokları) medyan olarak yüzde 27 ila yüzde 28 oranında gerilediği görülüyor. Benzer krizlerin ardından piyasanın önceki zirvelerine dönmesi ortalama 6 ay sürüyor. Mevcut düzeltme de bu tarihsel medyan oranlara yaklaşmış durumda ancak her olayın kendi dinamikleri içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.500 puanlık bölge kritik bir eşik oluşturuyordu. Bu seviyenin altına sarkılmasıyla birlikte 11.400 ve 11.100 destekleri takip ediliyor. 11.100 seviyesi olası tepki alımlarının gelebileceği en dip nokta olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, yaşanacak olası yükselişlerin kalıcı bir trendden ziyade piyasa tarafından birer satış fırsatı olarak kullanıldığına dikkat çekiyor.

BIST 30'un lokomotif şirketlerinden Aselsan, reel bazda büyüme potansiyeli taşımasına rağmen aşağı yönlü hareketini sürdürüyor. Hissede paralel kanalın alt sınırı olan 300 bölgesi test edilmek isteniyor. Bu seviyeye yaklaşılırken yatırımcıların acele etmemesi ve kanal kırılımını yakından izlemesi öneriliyor.

Tüpraş tarafında ise son çeyrekte kârlılık ve FAVÖK anlamında zirveye ulaşıldığı ancak bu durumun büyük ölçüde fiyatlandığı ifade ediliyor. Özellikle dizel marjlarındaki olası normalleşme ve küresel enerji anlaşmaları Tüpraş bilançolarını baskılayabilir. Hissede 359 lira seviyesi ve kanalın altı yakından izleniyor, bu seviyelerin aşağı kırılması risk yaratıyor.

Küresel tarafta ABD tahvil faizleri piyasaların yönünü belirlemeye devam ediyor. Fed'in para politikasına duyarlı olan 2 yıllık tahvil faizleri 4.72 seviyelerinde bir dinlenme ve zirve çabası içinde bulunuyor. 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizlerinde ise enflasyon beklentileri, kamu borçları ve yapay zeka yatırımlarının yarattığı borçlanma maliyetleri fiyatlanıyor; bu durum küresel risk iştahını doğrudan etkiliyor.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Konuşmacının çizdiği tablo, Borsa İstanbul'da genel bir ucuzluk algısı yaratsa da, bu ucuzluğun tek başına bir alım gerekçesi olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Enflasyon muhasebesi gibi yapısal faktörler finansal tabloları okumayı zorlaştırırken, likidite darlığı ve tasfiye süreçleri hisselerin gerçek değerine ulaşmasını engelliyor. Bu aşamada piyasaya körü körüne iyimser yaklaşmak ve her düşüşü dip sanmak büyük bir risk barındırıyor.

Piyasadaki fiyat hareketleri incelendiğinde, mevcut düşüş trendinin sadece teknik bir düzeltme olmadığını, aynı zamanda davranışsal bir kırılmayı yansıttığını söylemek mümkün. 11.500 desteğinin aşağı yönlü geçilmesi ve gelen tepki alımlarının anında satışla karşılaşması, yatırımcı güveninin zedelendiğini gösteriyor. Bu nedenle borsada "al" veya "biriktir" diyerek agresif pozisyon açmak yerine, nakitte beklemek veya seans içindeki hacimsiz tepki yükselişlerine karşı temkinli olmak en rasyonel yaklaşım oluyor.

Şirket bazlı seçicilik vurgusu son derece yerindedir ancak mevcut makroekonomik ve politik belirsizlik ortamında bu seçiciliği uygulamak bireysel yatırımcılar için oldukça güçtür. Aselsan ve Tüpraş gibi endeksin yönünü tayin eden büyük şirketlerde dahi kanal alt sınırlarının zorlanması, endeks genelindeki baskının kısa vadede bitmeyeceğine işaret ediyor. Temel verileri güçlü olan şirketler bile genel piyasa satış baskısından ve likidite eksikliğinden bağımsız hareket edemiyor.

Sonuç olarak, Borsa İstanbul için şu aşamada net bir "al" veya "dipteyiz, hemen toplayın" sinyali bulunmuyor. Yatırımcıların 11.100 destek bölgesini ve bu seviyeden gelebilecek olası tepkiler sonrasındaki hacim artışlarını beklemesi gerekiyor. Mevcut konjonktürde en doğru strateji, risk iştahını düşük tutmak, aşırı kaldıraçlı işlemlerden kaçınmak ve piyasanın kalıcı bir taban oluşturduğunu teknik ve hacimsel olarak teyit etmesini beklemektir.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: CNBC-e