Başkan Erdoğan: Tıbbi Cihazları Artık Biz Üretiyoruz | A Haber
A Haber · 2026-10-31
💡 Hızlı Bilgi
1. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta yerli üretim hamlesi kapsamında iki yıl içinde yüzde 71 yerlilikle yıllık 700 ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini açıkladı.
2. Türkiye'nin ürettiği yerli solunum cihazlarının 45 ülkeye, ASELSAN ortaklığıyla geliştirilen otomatik şok cihazlarının ise 16 ülkeye ihraç edildiği duyuruldu.
3. Kalp-akciğer makinesinin tamamen öz kaynaklarla üretildiği, yapay zekalı yoğun bakım monitörleri ve CAR-T hücre tedavisinin kliniklerde kullanıldığı belirtildi.
4. Tıbbi cihaz tedariğinde kamunun yerli ürün alım oranının son bir yılda 7 puan yükseldiği bildirildi.
5. TÜSEB Aziz Sancar Bilim Ödülü, mRNA ve kanser alanındaki çalışmaları dolayısıyla Profesör Doktor Uğur Şahin ve Özlem Türeci'ye verildi.
📊 Detaylı Açıklama
İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile TÜSEB Aziz Sancar Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri töreni tıp camiasını bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar programın protokolünde yer aldı. Türk dünyasından ve farklı ülkelerden hekimler, araştırmacılar ve sektör temsilcileri kurultayda hazır bulundu.
Erdoğan, konuşmasına hekimlik mesleğinin taşıdığı vicdani ve ahlaki sorumluluğa değinerek başladı. Anadolu'nun 13. yüzyıldan bu yana tıp alanında öncü olduğunu söyledi. Selçuklu ve Osmanlı döneminde inşa edilen Gevher Nesibe ve İzzettin Keykavus gibi darüşşifalarda hizmetin tamamen ücretsiz verildiğini hatırlattı. Orta Çağ Avrupası'nda akıl hastaları ateşe atılırken, Anadolu'da hastaların su sesi, müzik makamları ve aromaterapi ile iyileştirildiğini dile getirdi.
Teknolojik dönüşümün tıp dünyasını kökten değiştirdiğine dikkat çeken Erdoğan, yapay zeka ve dijital sistemlerin cerrahiden hasta takibine kadar her sürece girdiğini anlattı. Türkiye'nin bu dönüşümü sadece dışarıdan izlemeyeceğini, bizzat yön veren tarafta yer alacağını vurguladı. Son 24 yılda sağlık altyapısına yapılan yatırımların bu hedefi desteklediğini belirtti.
Konuşmanın en somut bölümü yerli tıbbi cihaz üretimi oldu. Erdoğan, Batman'da üretilen solunum cihazlarının hem yurt içindeki hastanelerde kullanıldığını hem de 45 ülkeye ihraç edildiğini açıkladı. ASELSAN iş birliğiyle üretilen otomatik şok cihazlarının 16 ülkeye satıldığını, kamu hastanelerine de mobil dijital röntgen cihazlarının yerleştirildiğini bildirdi.
İleri tıp teknolojilerindeki yeni adımları da sıralayan Erdoğan, dünyada çok az ülkenin yapabildiği kalp-akciğer makinesini Türkiye'nin kendi imkanlarıyla ürettiğini söyledi. Yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerinin kliniklerde hizmete girdiğini, kanserle mücadelede kişiye özel CAR-T hücre tedavilerinin de yerli mühendislikle hastalara uygulandığını aktardı.
Sıradaki büyük hedefin tıbbi görüntüleme olduğunu belirten Erdoğan, ultrason cihazı projesini duyurdu. Önümüzdeki iki yılın sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip yıllık 700 yerli ultrason cihazı üretmeyi planladıklarını açıkladı. Kamu alımlarında yerli tıbbi cihaz oranının da son bir senede 7 puan artış gösterdiğini ekledi.
Savunma sanayisinde elde edilen yerlilik başarısının sağlık sektörüne de taşınacağını ifade eden Erdoğan, sistemdeki eksiklerin ve ihmallerin tek tek giderileceğini vurguladı. Sağlık çalışanlarının özverili temposuna teşekkür ederek tıp etiği ve insan odaklı sağlık vizyonundan taviz verilmeyeceğini söyledi.
Konuşmanın ardından ödül törenine geçildi. Kanser tedavisi ve Covid-19 dönemindeki mRNA aşısı çalışmaları nedeniyle Profesör Doktor Uğur Şahin ve Özlem Türeci, TÜSEB Aziz Sancar Bilim Ödülü'nü aldı. Sağlık teknolojileri ve teşvik kategorilerinde başarı gösteren diğer araştırmacılar ve kurum temsilcileri de ödüllerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden aldı.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Hükümetin savunma sanayisinde uyguladığı yerlileşme modelini sağlık sektörüne kopyalamaya çalıştığı çok açık görünüyor. Tıbbi cihaz ve ilaç ithalatı, Türkiye'nin dış ticaret açığında uzun yıllardır en ağır yüklerden biriydi. Solunum cihazları, monitörler ve kalp-akciğer makineleri gibi kritik donanımların yerli imkanlarla üretilip ihraç edilmesi, bu alandaki dışa bağımlılığı kırma kararlılığını gösteriyor.
Açıklanan hedefler doğrudan kamu hastanelerinin bütçesini ve döviz ihtiyacını etkileyecek güçte. İki yılda yıllık 700 yerli ultrason cihazı üretme planı hayata geçerse, hastaneler yabancı markalara ödedikleri yüksek bakım ve lisans masraflarından kurtulur. Kamu alımlarında yerlilik oranının 7 puan artması da yerli üreticilere pazar garantisi vererek Ar-Ge yatırımlarını hızlandırır.
Fakat sağlık teknolojisinde yerlileşme, savunma sanayisinden daha zorlu biyolojik ve klinik onay süreçlerine tabidir. Üretilen cihazların sadece montajda değil, sensör ve çip gibi çekirdek bileşenlerde ne kadar yerli olacağı temel sınırdır. Ayrıca hekimlerin yerli cihazlara güven duyması ve bu cihazların uluslararası geçerliliği olan klinik sertifikaları hızla alabilmesi ciddi bir sınav olacaktır.
Bundan sonraki süreçte izlenecek tek somut başlık, ilan edilen iki yıllık takvimde ilk parti yerli ultrason cihazlarının hastanelere ne zaman teslim edileceğidir. Bu cihazların sahada göstereceği klinik başarı, sağlıkta başlatılan milli teknoloji hamlesinin vitrindeki en net ölçüsü olacak.
Kanal: A Haber