Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

BAROLARDAN ESEN MİLLİYETÇİLİK RÜZGARI - Levent Gültekin

Levent Gültekin · 2026-10-28

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Fon krizinde 400 binden fazla mağdur beklerken, üç saatlik kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan konuya hiç değinmedi.

2. İstanbul Barosu seçimini Ümit Kocasakal, İzmir Barosu seçimini ise Serhat Sökmen kazandı; seçim salonlarında milliyetçi sloganlar öne çıktı.

3. Levent Gültekin, milliyetçi partilerin kararsızlar dağıtılmadan toplam oyunun yüzde 10 olduğunu belirterek barolardaki sonucu bir dip dalga saymadı.

4. Bakırköy ve Denizli Merkezefendi belediyelerine yeni operasyonlar düzenlendi; savcının tahliye istediği Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ise tahliye edilmedi.

5. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevden alındı; Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasına yönelik sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 34 kişi gözaltına alınıp serbest bırakıldı.


📊 Detaylı Açıklama

Programın ilk gündem maddesi fon soygunu ve hükümetin takındığı tutum oldu. Kabine toplantısı tam üç saat sürdü. Toplantı bittiğinde bütçe, emekliler ve Libya konuşuldu ama fon skandalına tek kelime ayrılmadı. Levent Gültekin, iktidarın meseleyi zamana yayarak unutturmaya çalıştığını savundu. Ortada 20 milyar dolarlık devasa bir kayıp var. Yaklaşık 400 bin mağdur parasını bekliyor. Şu ana kadar yalnızca 55 bin kişiye ödeme yapıldı. SPK ve BDDK yetkililerine ya da kamu bankası yöneticilerine dair şeffaf bir soruşturma yürütülmedi.

Baro seçimleri programın ikinci büyük başlığıydı. İstanbul Barosu'nda yarışı eski başkan Ümit Kocasakal kazandı. Önceki hafta İzmir'de de Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adayı Serhat Sökmen ipi göğüslemişti. Seçim salonlarında atılan sloganlar ve Bozkurt işaretleri dikkat çekti. Eski başkan İbrahim Kaboğlu bu sonuçla görevi devretti. Gültekin, bu sonuçları Türkiye genelinde yükselen bir ulusalcılık rüzgarı olarak okumanın yanıltıcı olacağını söyledi.

Gültekin, iddiasını somut anket verileriyle temellendirdi. MHP, İYİ Parti ve Zafer Partisi'nin oy oranlarını tek tek sıraladı. Kararsızlar dağıtılmadan önce bu üç partinin toplam oyu ancak yüzde 10 civarında kalıyor. Kararsızlar eklense bile oran yüzde 16 ya da 17 seviyesini aşmıyor. MHP'nin geçmişte tek başına yüzde 18 bandını gördüğünü hatırlatan Gültekin, seçmende kitlesel bir milliyetçi kayma olmadığını dile getirdi. Barolardaki havayı ise terörsüz Türkiye tartışmaları ve Öcalan çıkışının yarattığı anlık endişeye bağladı.

Gültekin, slogan siyasetine ve Atatürkçülük istismarına sert eleştiriler yöneltti. "Mustafa Kemal'in askeriyiz" sloganını geçmişte atan Mehmet Ali Çelebi, Metin Feyzioğlu ve Hulki Cevizoğlu'nun bugün AK Parti saflarında yer aldığını hatırlattı. Gültekin'e göre içi doldurulmayan hamaset sadece kişisel kariyer basamağı olarak kullanılıyor. Toplumun geniş kesiminin zaten cumhuriyet değerlerini benimsediğini savundu. Farklı siyasi üsluplara sahip muhalif isimlerin Atatürkçülük üzerinden hedef alınmasını bölücülük olarak niteledi.

Yerel yönetimlere yönelik polis operasyonları da masaya yatırıldı. Bakırköy Belediyesi'nde başkan yardımcıları ve belediye başkanının 85 yaşındaki babası dahil birçok kişi gözaltına alındı. Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı ve eşi için de işlem yapıldı. Gültekin, iktidarın yargı eliyle korku iklimi yarattığını ve muhalefeti sürekli diken üstünde tutmak istediğini öne sürdü. Bu operasyonların siyaseti dizayn etme aracına dönüştüğünü vurguladı.

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe'nin dava sürecindeki son duruşma çarpıcı bir örnek olarak aktarıldı. Bahçetepe 17 aydır cezaevinde bulunuyor. Gültekin'in aktardığına göre, son duruşmada rüşvet verdiği iddia edilen tanıklar ifadelerini geri çekti. Duruşma savcısı suçlamaların çöktüğünü belirterek Bahçetepe'nin tahliyesini istedi. Buna rağmen mahkeme heyeti kaçma şüphesi gerekçesiyle tahliye kararı vermedi. Gültekin, tahliye halinde belediyenin yeniden muhalefete geçecek olmasının bu kararda rol oynadığını iddia etti.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in belediyeler hakkındaki oy artışı açıklaması eleştirildi. Özdemir, el değiştiren ilçelerde oylarının yükseldiğini savunmuştu. Gültekin ise adaletin ve meşruiyetin oy oranıyla ölçülemeyeceğini söyledi. Sandık çağrısında bulunarak, görevden alınan başkanların yerine 60 gün içinde yeniden halk oylaması yapılmasını önerdi. Yargı baskısıyla elde edilen belediye yönetimlerinin siyasi ahlaka uymadığını kaydetti.

Son bölümde Azerbaycan ile yaşanan diplomatik gerginlik incelendi. Bakü'deki başörtüsü yasağını eleştiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Türkiye'de sosyal medyada Aliyev yönetimine tepki gösteren 34 kişi yabancı devlet büyüğüne hakaret iddiasıyla gözaltına alındı. Azerbaycanlı milletvekili Hikmet Babaoğlu'nun Türkiye'ye yönelik sert uyarıları aktarıldı. Gültekin, birkaç sosyal medya paylaşımından kriz çıkaran bu tutumu otoriter rejimlerin kırılganlığı ve aşırı alınganlığı olarak değerlendirdi.


🎯 Siyaset Analisti Yorumu

Baro seçimlerinde ortaya çıkan tablo, ülke genelinde yeni bir milliyetçi iktidar dalgasından ziyade elit kurumlar içindeki reaksiyonel refleksleri gösteriyor. Gültekin'in anket verilerine dayalı tespiti bu açıdan isabetli görünüyor. Seçmen tabanında yüzde 35 gibi devasa bir kararsız kitle bulunuyor. Bu kitle ne mevcut iktidara ne de katı ideolojik sloganlar üreten milliyetçi partilere yöneliyor. Dolayısıyla barolardaki sonuçları genel seçim provası saymak sosyolojik gerçeklikle tam örtüşmüyor.

İktidar kanadının yerel yönetimler üzerindeki yargı baskısını artırması çok katmanlı bir yıpratma stratejisine işaret ediyor. Muhalefet belediyelerine açılan soruşturmalar sadece ilgili başkanları hedef almıyor. Aynı zamanda kamuoyunda muhalefetin yönetme kabiliyetini ve güvenilirliğini sorgulatmayı amaçlıyor. Gaziosmanpaşa örneğinde savcının tahliye istemesine rağmen tutukluluğun sürmesi, yargı süreçlerinin teknik hukukun ötesinde siyasi dengelerle ilerlediği algısını pekiştiriyor.

Slogan temelli siyaset tarzı muhalefet cephesinde ciddi bir bölünme riski barındırıyor. Gültekin'in dikkat çektiği semboller savaşı, muhalefet aktörlerinin ortak bir demokratik program etrafında toplanmasını zorlaştırıyor. Atatürkçülük ya da cumhuriyet değerleri üzerinden birbirine meşruiyet ayarı veren muhalif gruplar, iktidarın kutuplaştırma siyasetine istemeden zemin hazırlıyor. Siyasi aktörlerin hamaset yerine somut ekonomik kriz ve hukuksuzluk gündemine odaklanamaması kararsız seçmenin ilgisizliğini besliyor.

Dış politikada ise Bakü hattında yaşanan gerilim Ankara'nın ittifak ilişkilerindeki asimetriyi gözler önüne seriyor. Bir danışmanın istifası ve vatandaşların gözaltına alınmasıyla sonuçlanan süreç, hükümetin bölgesel ortaklıklar uğruna kendi tabanının hassasiyetlerini bile ikinci plana itebildiğini kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde takip edilecek temel gelişme, fon krizindeki cezasızlık algısının AK Parti'nin kendi muhafazakar tabanındaki çözülmeyi ne ölçüde hızlandıracağı olacak.

Kanal: Levent Gültekin