Askeri Stratejist anlattı: Türk keskin nişancıları Boran-8 Yarışması’nda nasıl birinci oldu?
GZT · 2026-10-28
💡 Hızlı Bilgi
1. İzmir Foça'da düzenlenen Boran-8 Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması'nda 19 ülkeden 36 tim mücadele etti.
2. Polis Özel Harekat timi 5.000 puan üzerinden 4.697 puan alarak yarışmayı birinci tamamladı.
3. Türkiye ilk dört sırayı tek başına kapattı; ilk on içine Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri girdi.
4. Türk timleri, Makine ve Kimya Endüstrisi üretimi KN-12 ağır keskin nişancı tüfeği ve yerli mühimmat kullandı.
5. Almanya'daki 2024 yarışmasının ardından Türkiye, uluslararası alanda şampiyonluk serisini aralıksız sürdürdü.
📊 Detaylı Açıklama
Jandarma Genel Komutanlığı, Boran-8 Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması'na İzmir Foça'da ev sahipliği yaptı. Organizasyona 19 ülkeden 36 takım ve 90'ın üzerinde seçkin nişancı katıldı. Askeri stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, benzer bir yarışın 2024 yılında Almanya'da yapıldığını hatırlatıyor. O yarışmayı ABD Avrupa ve Afrika Kara Kuvvetleri düzenlemişti. Türk Kara Kuvvetleri orada birinci, Özel Kuvvetler ise ikinci sırayı almıştı.
Foça'daki yarışmanın puan tablosu Türk ekiplerinin açık üstünlüğünü gösterdi. Polis Özel Harekat timi 4.697 puanla zirveye çıktı. İkinci sırayı 4.633 puanla Özel Kuvvetler ve Kara Kuvvetleri unsurları paylaştı. Jandarma timleri ise 4.326 puanla onları takip etti. İlk dört basamağı Türkiye doldurdu. Listenin ilk onluk diliminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Macaristan yer aldı. Listede ABD veya İngiltere gibi ülkeler üst sıralara giremedi.
Kemal Olçar, keskin nişancı timlerinin iki kişiden kurulduğunu belirtiyor. Bir personel atıcı rolünü üstleniyor, diğeri ise gözlemci oluyor. Gözlemci asker üç ayaklı sehpa üzerindeki lazer mesafeölçerle hedefi tam tespit ediyor. Rüzgar hızını, yönünü, hava sıcaklığını ve hedefin niteliğini nişancıya aktarıyor. Atıcı da dürbünü bu verilere göre ayarlıyor. Olçar'a göre 1.500 metreden tek mermiyle milyar dolarlık radarın operatörü saf dışı kalabiliyor.
Atış başarısının arkasında zorlu fizyolojik eğitimler yatıyor. Türk nişancıları kalp atış aralıklarını kontrol etmeyi öğreniyor. İki kalp atışı arasındaki sessiz salisede tetiğe basıyorlar. Nefes boşluğu tekniğinde akciğerdeki hava tamamen boşaltılıyor. Bu işlem nişancıya iki ila üç saniyelik mutlak bir hareketsizlik sağlıyor. İskelet yapısını yer çekimiyle uyumlu kılan doğal duruş sayesinde kaslar yorulmuyor ve namluda titreme engelleniyor.
Doğal duruşun bozulduğu ani durumlarda barikat atışı tekniği devreye giriyor. Askerler intikal halindeyken aniden beliren hedeflere karşı çökerek veya oturarak pozisyon alıyor. Çatal ayağın kurulamadığı zeminlerde tüfek kundağının altına özel destek yastıkları yerleştiriliyor. Bu yastıklar arazideki kaya, pencere kenarı veya toprak tümsek gibi sert yüzeylerde geri tepmeyi ve namlu şahlanmasını önlüyor.
Yarışmada yerli silahların performansı öne çıktı. Türk ekipleri MKE tarafından üretilen KN-12 ağır keskin nişancı tüfeğini kullandı. Bu silah 1.500 metre etkili menzile ulaşıyor. Silah, namlu değişimiyle 7,62 milimetre ve 8,59 milimetre mermileri ilave parçaya ihtiyaç duymadan ateşliyor. Sürgülü mekanizması her atışta nişancıya tam kontrol imkanı tanıyor. Yarı otomatik KNT-76 ise 800 metre menziliyle serilik gerektiren görevlerde kullanılıyor.
Türk savunma sanayiinin sunduğu lojistik avantajlar sahada fark yaratıyor. ASELSAN üretimi termal ve optik gündüz-gece dürbünleri silahlara doğrudan takılıyor. Kemal Olçar, daha önce kullanılan İngiliz yapımı Accuracy tüfeklerine kıyasla yerli silahların bakım ve parça tedarikinde hiçbir dış bağımlılık yaratmadığını vurguluyor. Bu zincir, terörle mücadelede ve geniş çaplı harekatlarda birliklere kesintisiz yedek parça ve mühimmat sağlıyor.
Yarışma etapları gerçek muharebe şartlarını aratmadı. Algı atışlarında ekipler aniden beliren hedefleri saniyeler içinde ölçüp vurdu. Rehine kurtarma etabında hedef ile sivil arasına milimetrik hassasiyetle atış yapıldı. Tabanca etaplarında ise yakın mesafe düello senaryoları uygulandı. Kademeli mesafe etabında nişancılar 700 metreden başlayıp 1.500 metreye kadar sıralanan hedefleri zamana karşı tek tek vurdu.
Zorlu fiziki etaplar ve gece atışları yarışmanın kaderini belirledi. Sızma etabında timler düşman hatlarını simüle eden arazilere gizlice sızdı. Gece etabında zifiri karanlıkta termal optiklerle 750 puanlık zorlu hedefler vuruldu. Senaryo atışlarında ise askerler tam teçhizatla yaklaşık 10 kilometre yürüdükten sonra yorgun halde hedefe yöneldi. PÖH ve ordu timleri bu ağır fiziki baskıya rağmen ilk etaptaki 2.250 puanın 2.033'ünü hanesine yazdırdı.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Foça'daki sonuçlar, Türk güvenlik doktrininin terörle mücadeleden gelen saha birikimini yerli mühendislikle birleştirdiğini kanıtlıyor. Ağır keskin nişancılık sadece bir tüfeğe sahip olmak anlamına gelmiyor; insan fizyolojisini silah mekaniğiyle kusursuz buluşturmayı şart koşuyor. Türk timlerinin 5.000 puanlık zorlu parkurda Batılı orduları açık ara geride bırakması, taktiksel disiplinin kurumsal hafızaya dönüştüğünü gösteriyor.
Bu sonucun savunma sanayii pazarında doğrudan etkileri olacaktır. KN-12 ve KNT-76 gibi yerli sistemler yabancı muadilleri karşısında somut bir üstünlük sergiledi. Türkiye, uzun yıllardır kullandığı İngiliz yapımı Accuracy tüfeklerine olan ihtiyacı tamamen bitirdi. İlk ona giren Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri ve müttefik ülkeler için bu silahlar ve ASELSAN optikleri, doğrudan ve maliyetsiz bir tedarik kapısı açıyor.
Madalyonun diğer yüzünde ise seri üretim ve lojistik sürdürülebilirlik sorumluluğu yatıyor. Seçkin timlerin elindeki yüksek kabiliyetin standart piyade birliklerine ve sınır karakollarına ne ölçüde yansıtılabildiği temel sorudur. Yerli mühimmat ve tüfek kombinasyonunun zorlu iklim koşullarında aynı vuruş hassasiyetini koruması, düzenli ordu genelinde kapsamlı bir kalite kontrol standardı gerektiriyor.
Önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken kritik gelişme, bu yarışmada kanıtlanan yerli platformların dost ülkelere ihracat hızıdır. MKE ve ASELSAN ortaklığının Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar'daki ortak askeri tatbikatlara sağlayacağı ekipman desteği, Türkiye'nin bölgedeki askeri eğitim liderliğini daha da pekiştirecektir.
Kanal: GZT