Artık eğitim uçağı değil: HÜRJET'in gizli taarruz yeteneği ne?
GZT · 2026-09-07
💡 Hızlı Bilgi
1. TUSAŞ, Türk Hava Kuvvetleri'ne teslim edilecek ilk seri üretim konfigürasyonundaki HÜRJET jetini Ankara Kahramankazan tesislerinde 18 dakikalık uçuşla başarıyla test etti.
2. Uçağın gövde tasarımında ASELSAN üretimi MURAT 100A AESA radarının yerleşimi için burun radomu genişletildi ve süpersonik hızlarda motor hava akışını dengeleyen ayırıcı plakalar entegre edildi.
3. Kanat uçlarına LAU-129 füze fırlatma kızakları eklenerek Bozdoğan ve Gökdoğan mühimmatlarıyla hafif taarruz kabiliyeti tescillendi; kokpitte ise 5. nesil uçaklara uyumlu tek parça geniş alan ekranına geçildi.
4. Türkiye'nin Milli Uçak Gemisi (MUGEM) için güçlendirilmiş iniş takımlarına, yakalama kancasına, katlanabilir kanatlara ve korozyon korumalı marinize kaplamaya sahip deniz varyantı planlandı.
5. İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri, emekliye ayıracağı F-5M uçaklarının yerine küresel rakiplerini eleyerek 30 adetlik filo için HÜRJET'i seçti.
📊 Detaylı Açıklama
TUSAŞ mühendisleri, Nisan 2023'te ilk uçuşunu yapan P1 prototipinden elde edilen 300'ü aşkın sorti ve yüzlerce saatlik uçuş verisini değerlendirerek HÜRJET'i seri üretim formuna kavuşturdu. 30 Ağustos'ta Kahramankazan tesislerinde teker kesen ve 18 dakika boyunca havada kalarak iniş takımlarını sorunsuz toplayan jet, test prototipi olmanın ötesinde Türk Hava Kuvvetleri isterlerine göre olgunlaştırılmış ilk seri üretim uçağı niteliğini taşıyor. Yapılan sözleşme kapsamında üretilen ilk dört prototipin tamamının nihai aşamada Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine katılması hedefleniyor.
Seri üretim uçağının dış geometrisindeki en belirgin değişim burun (radom) bölgesinde gerçekleşti. İlk prototipteki ince ve sivri burun yapısı, ASELSAN tarafından geliştirilen aktif elektronik faz dizinli MURAT 100A AESA radarının ve soğutma sistemlerinin sığdırılabilmesi amacıyla genişletilip hacimli hale getirildi. Hareketli mekanik antenler yerine binlerce bağımsız modülle elektronik tarama yapan bu radar, HÜRJET'e görüş ötesi hedefleri eşzamanlı izleme ve elektronik karıştırma yeteneği kazandırarak durumsal farkındalığını üst düzeye çıkarıyor.
Uçağın aerodinamik yapısında hava alıklarının geometrisi genişletilerek motora giden hava akışı artırıldı ve gövde ile hava girişi arasına "splitter plate" adı verilen ayırıcı plakalar yerleştirildi. Ses hızını aşan süpersonik uçuşlarda gövde yüzeyinde oluşan şok dalgaları ve sınır tabakasındaki türbülanslı havanın motoru boğmasını engelleyen bu plakalar, Mach 1.4 hızına ulaşan HÜRJET'in motoruna yalnızca düzenli ve temiz ses altı havanın girmesini garanti altına alıyor.
Kanat uçlarına standart bir eğitim uçağında bulunmayan LAU-129 tipi füze fırlatma raylarının eklenmesi, platformun başından itibaren hafif taarruz rolüne hazırlandığını ortaya koydu. Bu istasyonlar sayesinde yerli hava-hava füzeleri Bozdoğan ve Gökdoğan'ı taşıyabilecek olan jet, toplam 7 harici istasyonda 3.4 tona kadar mühimmat yükü kaldırabilecek. Kokpit içerisinde ise geleneksel analog göstergeler tamamen kaldırılarak yerine LAD 208 geniş alan ekranı ve HAVELSAN'ın gömülü simülasyon eğitimi entegre edildi; böylece pilotların doğrudan KAAN ve F-35 gibi 5. nesil kokpit mimarisine intibak etmesi sağlandı.
Milli Uçak Gemisi (MUGEM) projesine konuşlandırılması planlanan deniz varyantı, kara modeline kıyasla kapsamlı yapısal modifikasyonlar gerektiriyor. Güverteye sert inişlerdeki çarpma basıncını sönümlemek amacıyla titanyum ve özel alaşımlarla takviye edilmiş kalın iniş takımları, durdurma halatlarını tutacak yakalama kancası (arresting hook) ve hangar asansörlerinde yer kazanmak için katlanabilir kanat mekanizması tasarıma dahil edildi. Düşük hızlarda güverteye yaklaşırken havada tutunabilmesi için kanat alanı genişletilen deniz jeti, tuz ve neme karşı gövde ile aviyoniklerinde yüksek standartlı marinize korozyon kaplamalarına sahip olacak.
STOBAR ve CATOBAR fırlatma sistemlerine uyumlu geliştirilen deniz konuşlu varyantın 1.960 km maksimum intikal menzili ile Libya, Somali, Katar gibi denizaşırı operasyon bölgelerinde ve Mavi Vatan'da caydırıcı bir vurucu güç olması amaçlanıyor. Platformun ayrıca TCG Anadolu benzeri gemilerde görev yapan Kızılelma ve Bayraktar TB3 gibi insansız sistemlerle kol uçuşu yaparak operasyonel bir komuta kontrol merkezi görevi üstlenmesi kurgulanıyor.
Küresel pazarda Boeing-Saab ortaklığı T-7A Red Hawk, subsonik İtalyan Leonardo M-346 ve Güney Koreli KAI FA-50 ile rekabet eden HÜRJET, dakikada 14.780 metre tırmanma oranı, 8G çekebilme kabiliyeti ve 45.000 feet servis tavanıyla öne çıkıyor. Bu performans, İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri'nin envanterindeki F-5M uçaklarını ikame etmek amacıyla Aralık 2025'te HÜRJET'i seçmesini sağladı. 30 uçaklık anlaşma kapsamında 2028-2029 döneminde temel teslimatlar, 2031-2035 bandında ise İspanyol aviyonikleriyle donatılmış tam konfigürasyonlu teslimatlar planlanıyor.
HÜRJET'in Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki en kritik rollerinden biri operasyonel maliyet optimizasyonu olacak. Saatlik uçuş maliyeti 25.000 ila 30.000 dolar arasında değişen ve sınırlı gövde ömrü bulunan F-16'ların sınır ötesi yakın hava desteği ve küçük çaplı hedeflerin imhası gibi görevlerde yıpratılması yerine, aynı akıllı mühimmatları çok daha düşük maliyetle atabilen HÜRJET kullanılacak. Platform aynı zamanda 1960'lardan kalma T-38 eğitim uçaklarının yerini alacak ve tatbikatlarda F-16 filolarını eğitmek üzere "Red Air" (sahte düşman) rolü üstlenecek.
Mevcut prototiplerde Amerikan General Electric üretimi F404-GE-102 motorunu kullanan platform için nihai aşamada yerlileştirme stratejisi izleniyor. TEI tarafından yürütülen art yakıcı özellikli TF6000 ve TF10000 turbofan motor projelerinin olgunlaşmasıyla birlikte HÜRJET'in dışa bağımlılığı sonlandırılacak; geliştirilen yerli motorlar özellikle gemi güvertesinden kalkış için gereken yüksek itki gücünü karşılayacak.
🎯 Haber Analisti Yorumu
HÜRJET'in seri üretim konfigürasyonundaki bu yapısal evrimi, uçağın salt bir jet tekamül eğitim platformu sınırlarını çoktan aştığını ve doktrinel olarak çift rollü hafif muharip segmente yerleştiğini kanıtlıyor. ASELSAN MURAT AESA radarı, geniş alan kokpit ekranı ve kanat ucu fırlatma raylarının doğrudan seri üretim tasarımına işlenmesi, Türkiye'nin hava gücünde yüksek maliyetli 4. ve 5. nesil savaş uçakları ile uygun maliyetli hafif taarruz unsurları arasında rasyonel bir denge kurduğunu gösteriyor.
Ekonomik ve taktik açıdan bakıldığında bu dönüşüm, Türk Hava Kuvvetleri'nin F-16 gövde ömürlerini koruma stratejisinin en kritik ayağıdır. Rutin sınır ötesi terör operasyonlarında saatlik uçuş faturası 30.000 dolara ulaşan ağır muharip jetleri kaldırmak yerine, aynı milli güdümlü mühimmatları ateşleyebilen HÜRJET'in devreye sokulması, savunma bütçesindeki işletme maliyetlerini çarpıcı biçimde aşağı çekecektir. Bununla birlikte, pilotların T-38'den doğrudan F-16 veya KAAN'a geçişinde yaşanan teknolojik adaptasyon açığı bu kokpit mimarisiyle minimize edilecektir.
Projenin en hassas darboğazı ve stratejik riski ise tartışmasız motor tedarik zincirinde yatmaktadır. Platformun halihazırda Amerikan F404 motoruna bağımlı olması, İspanya gibi NATO müttefiklerine yapılan satışlarda şimdilik bir engel oluşturmasa da, ilerleyen dönemde üçüncü ülkelere yönelik ihracat hamlelerinde jeopolitik kısıtlamalar doğurabilir. Bu nedenle TEI bünyesindeki TF6000 ve TF10000 motor projelerinin takvime uygun tamamlanması, özellikle MUGEM güvertesinden kalkacak deniz varyantının operasyonel bağımsızlığı için ertelenemez bir zorunluluktur.
İspanya'nın daha uçak TSK envanterine girmeden önce 30 adetlik sipariş vermesi, Türk havacılık sanayisinin küresel prestij eşiğini aştığının en somut teyididir. TUSAŞ'ın ayda iki adetlik seri üretim temposunu yakalaması durumunda HÜRJET; Latin Amerika, Körfez ve Afrika pazarında Amerikan T-7A ve Kore FA-50 modelleri karşısında hem teknolojik donanım hem de maliyet etkinliği açısından en güçlü ihracat kalemlerinden biri haline gelecektir.
Kanal: GZT