Amiral Cihat Yaycı’ya göre: Aliyev ne planlıyor?
GZT · 2026-11-01
💡 Hızlı Bilgi
1. İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine bizzat katılmayıp yerine Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'u gönderdi.
2. Cihat Yaycı, Türkiye'de Azerbaycan'a karşı İsrail ilişkileri ve başörtüsü üzerinden yürütülen karalama kampanyasının arkasında provokatif gruplar olduğunu belirtti.
3. Orta Asya ülkeleri, Türkiye ve Azerbaycan'ı dışarıda bırakacak şekilde ayrı bir "Orta Asya Topluluğu" kurmaya yönlendiriliyor.
4. Azerbaycan ile Türkiye'nin arasını açarak Zengezur ve Orta Koridor projelerinde Türk etkisinin kırılması amaçlanıyor.
5. Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın 29 Ekim'de Güney Kıbrıs'ı ziyaret edip KKTC'yi yok saymasına tepki göstermeyenlerin Bakü'yü hedef alması çifte standart olarak vurgulandı.
📊 Detaylı Açıklama
Cihat Yaycı, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılmamasını değerlendirdi. Aliyev bu süreçte 15 yaş altı bir futbol turnuvası törenini gerekçe gösterdi. Toplantıya Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov katıldı. Yaycı, geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Şuşa'daki gayriresmi zirveye milli maç gerekçesiyle katılmayıp yardımcısını yolladığını hatırlattı. Azerbaycan basınında bu durumun büyütülmemesi gerektiğini savunan makul seslerin varlığına dikkat çekti.
Son dönemde Türkiye'de Azerbaycan yönetimine karşı planlı bir algı çalışması yürütüldüğü öne sürüldü. Bu propagandanın temel dayanağı olarak Bakü'nün İsrail ile kurduğu ilişkiler ve başörtüsü tartışmaları kullanılıyor. Yaycı, İsrail'de yaşayan Musevi Azerbaycan Türklerinin kurduğu "Aziz" isimli lobi grubunun Karabağ Savaşı sırasında Bakü lehine Amerika ve Avrupa'da büyük çaba harcadığını aktardı. Bu tarihi ve pratik bağların devlet çıkarları doğrultusunda geliştiğini belirtti.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağların Şuşa Beyannamesi ile NATO'nun beşinci maddesinden bile daha güçlü bir ittifaka dönüştüğü vurgulandı. Türkiye bu alandan çekilirse doğacak boşluğu doğrudan İsrail'in dolduracağı ifade edildi. Bakü'yü dışlamanın yalnızca Ankara'nın zararına işleyeceğini söyleyen Yaycı, dünyada Türkiye'ye koşulsuz destek veren iki ülkeden birinin Azerbaycan, diğerinin Pakistan olduğunu dile getirdi.
Yaycı, Aliyev'i İsrail ilişkileri yüzünden hedef alanların tutarsızlığına değindi. İsrail'in en büyük destekçisi olan Amerika Birleşik Devletleri ve Trump'a karşı benzer bir tepki gösterilmediğini hatırlattı. Benzer şekilde Batı Trakya'da Türk camilerini kapatan ve seçilmiş müftüleri hapseden Yunanistan başbakanına "dostum" denirken Bakü'ye yönelik düşmanca dilin arkasında art niyet aramak gerektiğini söyledi.
Bölgesel dengelerde Türk Devletleri Teşkilatı'nın zayıflatılması için yeni adımlar atıldığı açıklandı. 2017'de Özbekistan'ın adımıyla başlayan ve ardından "Orta Asya Topluluğu" adı altında kurumsallaşan yapının Türkiye'yi dışarıda bıraktığı belirtildi. Yaycı, Azerbaycan'ın Orta Asya devleti olmamasına rağmen bu yapıya çekilerek Türk Devletleri Teşkilatı'nın zayıflatılmak istendiğini ve "Türkistan" kavramının silinmeye çalışıldığını aktardı.
İsrail ile Azerbaycan yakınlaşmasının bir diğer riskli boyutu İran sınırına uzanıyor. Yaycı, Azerbaycan'ın Güney Azerbaycan kartıyla İran'a karşı bir savaşa sürüklenmek istenebileceği uyarısını yaptı. Bölgede PKK'nın İran kolu PJAK unsurlarının da hareketlendiğini belirten konuşmacı, böylesi bir çatışmanın Azerbaycan ordusunu yıpratacağını ve tüm bölgeyi ateşe atacağını ifade etti.
Zengezur ve Orta Koridor hatlarında Türkiye'nin etkisini kırmak için büyük güçlerin devrede olduğu anlatıldı. Zengezur Koridoru'nun Ermenistan kısmında ABD askerine 99 yıllığına denetim verilmesi planları hatırlatıldı. Ankara'nın dikkatini Türkistan coğrafyasından uzaklaştırıp Mekke İttifakı ya da Bedir Mutabakatı gibi Ortadoğu merkezli oluşumlara hapsetmek istedikleri savunuldu.
KKTC konusundaki çifte standart da masaya yatırıldı. Türk cumhuriyetleri arasında KKTC'ye doğrudan temsilcilik açan ve bayrağını başkentinde dalgalandıran tek liderin Aliyev olduğu vurgulandı. Buna karşılık Filistin lideri Mahmut Abbas'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni ziyaret etmesine ve KKTC'yi işgalci ilan eden tavrına sessiz kalanların Azerbaycan Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakması sert bir dille eleştirildi.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Cihat Yaycı'nın temel tezi oldukça somut bir jeopolitik gerçeğe dayanıyor. Ankara ile Bakü arasındaki ittifak, sadece iki devletin dostluğu değil, Türk dünyasının omurgasıdır. Bu omurgayı İsrail veya mezhep temelli hassasiyetler üzerinden çatlatmaya çalışmak rasyonel devlet aklıyla bağdaşmaz. Duygusal reflekslerle dış politika yürütmek Türkiye'yi en sadık müttefikinden mahrum bırakır.
Orta Asya Topluluğu hamlesi, Türk Devletleri Teşkilatı projesine karşı açık bir alternatif arayışıdır. Rusya ve Çin gibi güçlerin teşkilatın büyümesinden duyduğu rahatsızlık sır değil. Kazakistan ve Özbekistan merkezli bu bölgesel ayrışma derinleşirse, Türkiye'nin Hazar ötesine uzanan ticari ve askeri erişimi ciddi şekilde tıkanır. Azerbaycan'ın bu denkleme hangi safta tutunacağı kilit önem taşır.
Tahran cephesindeki riskler hafife alınamaz. Azerbaycan'ın İsrail eksenine aşırı kayması, Kafkasya'yı doğrudan bir İran-İsrail hesaplaşmasının cephesi yapar. Bu durum sadece Bakü'nün güvenliğini sarsmakla kalmaz, Türkiye'nin doğu sınırlarını da doğrudan kaosa sürükler. Yaycı'nın belirttiği PJAK hareketliliği, kontrolsüz bir çatışmanın bölücü terör unsurlarına alan açacağını net şekilde gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte takip edilecek en somut gelişme, Zengezur Koridoru güzergahındaki güvenlik mimarisi olacak. Bu hatta Amerikan askeri varlığının ne ölçüde yerleşeceği ve Aliyev'in bir sonraki Türk Devletleri Teşkilatı liderler zirvesinde alacağı doğrudan tavır iki başkent arasındaki güvenin gerçek testini belirleyecek.
Kanal: GZT