Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Alıcı Yok Satıcı Çok! | Mert Yılmaz Yorumluyor | İnfo Yatırım

İnfo Yatırım · 2026-10-22

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. BIST 100 için kredili işlemden ve gün içi panik hamlelerinden kesinlikle uzak dur.

2. Borsa 11.000 - 11.200 puan desteğini kırarsa dört haneli rakamlar açılır, acele alım yapma.

3. Dolar bazında 228 - 230 dolar üstü kapanış gelmezse piyasada beklemede kal.

4. Endekste net bir taban oluşumu görmeden sırf maliyet düşürmek için ek hisse alma.

5. Gerçekten uzun vadeli düşünüyorsan sadece nakit parayla ve kademeli şekilde biriktir.


📊 Detaylı Açıklama

Merkez Bankası piyasa beklentisine uyarak 100 baz puan faiz indirdi. Politika faizi yüzde 36 seviyesine indi. Mert Yılmaz karar metninin güvercin tarafa daha yakın durduğunu söylüyor. Petrol 110 dolara dayansa da fon krizinin iç talebi hızla soğutması faiz indirimine zemin hazırladı. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,5 seviyesine geriledi. Mert Yılmaz aralık toplantısında 100 baz puanlık yeni bir faiz indirimi daha bekliyor.

Fon tarafında Meclis onayıyla yeni bir tasfiye haritası çıktı. Satış emrini önceden verip parası takasta blokede kalan yatırımcılar da tasfiye sürecine dahil edildi. Mert Yılmaz bu kararı doğru bulmuyor. Paranın hesapta göründüğünü ama çekilemediğini, bu yüzden ciddi hukuki davalar açılacağını belirtiyor. Tasfiyede her fon kendi varlığıyla hesap görecek. Önceden emir verenle vermeyen aynı sıraya girdi.

Portföy yönetim şirketlerinin tasfiye işini kamu bankaları devraldı. Tera Portföy fonlarını İş Bankası, diğer altı şirketi ise Ziraat Bankası yönetiyor. Aracı kurumların bu aşamada ödeme kararı verme yetkisi kalmadı. Fon sahipleri paralarını ilk alım yaptıkları hesap üzerinden takip edecek. Mert Yılmaz ödemelerin başladığını ama varlıkların nakde dönme hızına göre ilerleyeceğini aktarıyor.

Bazı fonlarda neden eksik ödeme yapıldığı da netleşti. Fon portföylerindeki özel sektör tahvilleri piyasada hemen satılamıyor. İkinci el tahvil piyasası tamamen donmuş durumda. Örneğin Zorlu Enerji 1,1 milyar dolarlık Eurobond borcunun 60 milyon dolarlık kupon ödemesi için 6 ay erteleme istedi. Mert Yılmaz bu likidite krizinin şirket bilançolarını zorladığını ve fon ödemelerini geciktirdiğini söylüyor.

Borsa İstanbul tarafında tam bir alıcı kuruluğu yaşanıyor. Endeks 14.500 seviyelerinden 11.500 bölgesine kadar indi. Mert Yılmaz piyasada satıcının çok kalabalık olduğunu ama tahtalarda alıcı bulunmadığını vurguluyor. Halkbank gibi dev bir hissenin kademelerinde bile 4-5 bin lot mal duruyor. Aracı kurumlar sermaye yeterliliği nedeniyle gün içi limitleri kıstı, bu da piyasanın hacmini tamamen kuruttu.

MSCI kararı Türkiye'yi izlemede tutarak Haziran 2027 tarihine kadar süre verdi. Mert Yılmaz bu kararın bardağın dolu tarafı olduğunu düşünüyor. Çünkü ani bir endeks düşüşü ve milyarlarca dolarlık yabancı çıkışı engellendi. Yine de bu karar önümüzdeki yedi sekiz ay boyunca taze yabancı girişinin önünü kesmiş oldu. Piyasayı yukarı taşıyacak yeni bir dış hikaye henüz masada yok.

Şirket bilançolarında asıl zorlu tablo son çeyrekte gelecek. Mert Yılmaz üçüncü çeyrek verilerinin kötü geleceğini, banka karlarında düşüş olacağını söylüyor. Ancak asıl hasar dördüncü çeyrek bilançolarına yansıyacak. Fon krizinin şirketler üzerindeki zararı yıl sonunda ortaya çıkacak. Hatta bazı halka açık şirketlerin nakitlerini bu fonlara yatırdığı iddiaları piyasadaki tedirginliği iyice büyütüyor.

Teknik açıdan borsanın toparlanması için 228 - 230 dolar üstünde kapanış gerekiyor. Mert Yılmaz endeksin TL bazında 11.000 - 11.200 bandının altına sarkması durumunda dört haneli rakamların hızla gündeme geleceğini belirtiyor. Yatırımcıya kesinlikle kredili mal taşımama uyarısı yapıyor. Sırf ortalama düşürmek için panikle alım yapılmasını doğru bulmuyor. Endeks yatayda bir taban yapmadan kalıcı bir yükseliş başlamayacak.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Piyasa şu an finansal bir krizin tortularını temizlemeye çalışıyor. Mert Yılmaz tablonun vahametini çok net ortaya koyuyor. Haklı olarak tozpembe bir tablo çizmiyor. Fon piyasasında patlak veren güvensizlik hisse senedi piyasasını doğrudan rehin aldı. Alıcının olmadığı bir tahtada en ufak bir satış dalgası hisseleri tabana yapıştırıyor. Böyle bir ortamda kahramanlık yapıp düşen bıçağı tutmaya çalışmak büyük hata olur.

Konuşmacının tavrı son derece temkinli ve savunma odaklı. Kesinlikle agresif bir alım önermiyor. Kredili işlem yapanların ya da gün içi al-sat kovalayanların tamamen silindiği bir dönemdeyiz. Mevduat faizinin risksiz yüzde 37-38 sunduğu bir ortamda hisse senedine para bağlamak için çok güçlü bir getiri potansiyeli gerekir. Şu an piyasada yerliyi de yabancıyı da ikna edecek temel bir hikaye bulunmuyor.

Özel sektör tahvili krizi ve Eurobond ertelemeleri işin en tehlikeli boyutunu oluşturuyor. Zorlu Enerji örneğinde gördüğümüz kupon erteleme talepleri şirketlerin nakit akışının ne kadar tıkandığını kanıtlıyor. Bu durum Türkiye'nin risk primini (CDS) yukarı iter. CDS yükselirse borsadaki yabancı ilgisi daha da gecikir. Aracı kurumların faaliyet durdurma noktasına gelmesi de sektörün içindeki sermaye açığını açıkça belgeliyor.

Kısa vadede pozisyon açmak isteyenler için tek doğru strateji kenarda kalıp beklemektir. Mert Yılmaz'ın işaret ettiği 11.000 puan eşiği kırılırsa satışlar panik boyutuna ulaşabilir. Bu yüzden yeni maliyet yapmak yerine piyasanın önce yatay bir taban oluşturmasını izlemek şart. Sadece iki üç yıllık uzun vadeyi göze alan, paraya acil ihtiyacı olmayan yatırımcılar çok seçici hisselerde ufak ufak biriktirme yapabilir. Bunun dışındaki her hamle yüksek risk taşır.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: İnfo Yatırım