AK PARTİLİLERDE FON PANİĞİ - LeventGültekin
Levent Gültekin · 2026-10-19
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa fon manipülasyonunda adı geçen Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak ifade verip görevinden istifa etti.
2. AK Parti anketlerinde fon krizinin 3 ila 6 puanlık oy kaybına yol açtığı konuşuluyor.
3. Esenyurt Belediyesi Kayyum Yardımcısı Yusuf Ulutaş hakkında rüşvet soruşturması açıldı; evindeki gizli kasalardan milyonlarca dolar çıktı.
4. İBB davasında dört gün boyunca siyasi savunma yapan Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.
5. Azerbaycan iktidarına yakın medya organları Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı ve iktidarı darbe kurgulamakla suçladı.
📊 Detaylı Açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç'teki iş dünyası buluşmasında piyasa dolandırıcılarına bedel ödetileceğini sert sözlerle ilan etti. Gazeteci Levent Gültekin ise aradan bir ay geçmesine rağmen tek bir somut adım atılmadığını savunuyor. SPK üyeleri veya Borsa İstanbul yönetimi görevinde kalmaya devam ediyor. İçi boş şirketlerin hisseleri binlerce kat artarken denetim kurumlarının sessiz kalması tepki topluyor.
Borsa manipülasyonu skandalında Türkiye Hayat ve Türkiye Sigorta Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak dört saat savcılığa ifade verdi. Çakmak hemen ardından görevinden istifa etti. Kamu emeklilik fonundaki 100 milyon liranın batırıldığı iddia ediliyor. Çakmak'ın kendi adına elde ettiği kazancı TMSF'ye (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) devrettiği öne sürülse de Gültekin bu yöntemin suçu ortadan kaldırmayacağını vurguluyor.
AK Parti teşkilatlarında ve tabanında fon soygunu sebebiyle açık bir panik havası yaşanıyor. Şirket içi anketlerde son bir ayda partinin 3 ila 6 puan oy kaybettiği dillendiriliyor. Taban, Erdoğan'ın olaya acil bir neşter vurmasını bekliyor. Gültekin ise işin içine bakan yardımcıları ve eski danışmanlar girdiği için Erdoğan'ın geniş çaplı bir tasfiyeyi göze alamayacağını öngörüyor.
Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyum yönetiminde başkan yardımcılığı yapan Yusuf Ulutaş hakkında rüşvet ve ihale soruşturması yürütülüyor. Polisin Küçükçekmece'deki eve yaptığı baskında özel kasalardan 4 milyon dolar ile 500 bin euro nakit çıktı. MASAK raporlarına göre Ulutaş, sadece 2025 yılında yakınlarına 231 milyon liralık şüpheli transfer gerçekleştirdi.
Gültekin, yerel yönetimlerdeki bu çürümeyi tek adam rejimlerinin kurumsal denetimi yok etmesine bağlıyor. Geçtiğimiz günlerde Yahşihan Belediyesi'nde ortaya çıkan 1600 taşınmaz kaydını hatırlatıyor. Kurumlar bağımsızlığını kaybedince eş, dost ve kayırma ağlarının derebeylik düzeni kurduğunu, rantın en yüksek olduğu Esenyurt'ta da benzer bir soygunun işlediğini aktarıyor.
İBB davasında dört gün boyunca savunma yapan Ekrem İmamoğlu için mahkeme tutukluluğun devamı kararını verdi. İmamoğlu savunmasında halk iradesinin yargılandığını belirterek iktidara karşı siyasi bir manifesto sundu. Gültekin, 4 bin sayfalık iddianamenin somut delillere dayanmadığını, davanın hukuk kurallarıyla değil tamamen yaklaşan seçim hesaplarıyla yürütüldüğünü söylüyor.
İmamoğlu'na açılan dava ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1990'lardaki İBB başkanlığı dönemi kıyaslanıyor. Gültekin, Erdoğan'ın geçmişte Akbil ve doğalgaz sayacı davalarında çok daha ağır yolsuzluk iddialarıyla karşılaştığını hatırlatıyor. Buna rağmen Erdoğan o süreçte hiç tutuklanmadı. Bugün İmamoğlu'na uygulanan yargı baskısının iki dönem arasındaki siyasi makası açıkça gösterdiği vurgulanıyor.
Ankara ile Bakü arasında kılık kıyafet ve başörtüsü tartışmasıyla başlayan gerilim tırmanıyor. Azerbaycan iktidarına yakın Kafkassinfo gibi yayın organları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı ülkede darbe planlamakla suçladı. Aliyev medyası AK Parti'yi yayılmacı İslamcılık ve bölgeye şeriat dayatmakla itham eden sert yayınlar yapıyor.
Gültekin, Azerbaycan medyasındaki bu düşmanca dilin tesadüf olmadığını savunuyor. İsrail faktörüne dikkat çeken Gültekin, Türkiye'nin bölgede adım adım yalnızlaştırılmak istendiğini belirtiyor. Dış politikada duygusal ümmet veya kardeşlik söylemlerinin geçersiz olduğunu, devletlerarası ilişkilerde yalnızca somut çıkarların belirleyici olduğunu ifade ediyor.
🎯 Siyaset Analisti Yorumu
Gültekin'in iktidarın fon krizine müdahale edemediği yönündeki ana tezi son derece yerinde bir tespittir. Borsa manipülasyonunun boyutu bürokrasi, finans ve siyaset üçgenine yayılmış durumda. İktidar somut bir hesap sorma adımı atarsa kendi ittifak blokunda çatlaklar oluşacağını biliyor. Bu yüzden sert söylemlerle kamuoyu öfkesini soğutma taktiği öne çıkıyor.
Yaşanan fon krizi ve Esenyurt'taki yolsuzluk dalgası, AK Parti'nin geleneksel tabanında derin bir meşruiyet krizine yol açıyor. Taban ilk kez ekonomik çöküşü soyut dış güçlerle değil, doğrudan iktidar elitlerinin denetimsiz rant paylaşımıyla ilişkilendiriyor. Anketlere yansıyan oy erimesi, partinin kriz yönetme ve seçmenini konsolide etme yeteneğini hızla kaybettiğini gösteriyor.
İmamoğlu davasındaki ısrarlı tutukluluk hali, yargının tamamen siyasi bir tasarım aracına dönüştüğünün teyididir. İktidar, yargı sopasıyla muhalefetin en güçlü aktörünü saf dışı bırakmaya çalışırken aslında kendi siyasi geleceğini daha kırılgan hale getiriyor. Delilsiz suçlamalar kamuoyu vicdanında karşılık bulmuyor ve muhalefet cephesini kenetleme riski taşıyor.
Bakü hattındaki kırılma ise Türk dış politikasındaki ideolojik romantizmin duvara tosladığını kanıtlıyor. Azerbaycan'ın İsrail ile kurduğu stratejik ortaklık, Ankara'nın bölgedeki etki alanını doğrudan sınırlıyor. İktidara yakın medyanın karşılıklı suçlamaları, iki devlet arasındaki stratejik ortaklığın liderler düzeyindeki kişisel dostluklarla sürdürülemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.
Bundan sonraki süreçte izlenecek tek somut gelişme, Erdoğan'ın borsa skandalına bulaşan üst düzey bürokratları görevden alıp almayacağıdır. Eğer SPK ve BDDK kadrolarında ciddi bir tasfiye yaşanmazsa, fon dosyasının tamamen unutturulmak istendiği kesinleşecek ve tabandaki sessiz kopuş hızlanacaktır.
Kanal: Levent Gültekin