7 Ekim'de vuruldu, Mossad'ın başına getirildi: Roman Gofman kimdir?
GZT · 2026-05-11
💡 Hızlı Bilgi
1. Mossad'ın başına ilk kez istihbarat kökenli olmayan ve tartışmalı askeri geçmişi olan bir isim getirildi: Gofman.
2. Gofman, 13 yaşına kadar Yahudi olduğunu bilmeyen, Sovyetler Birliği'nden göç etmiş biridir.
3. Askeri kariyerinde başına buyruk ve acımasız olduğu belirtiliyor; özel muhbir ağı kurması ve bir çocuğu gizli operasyonlarda kullanıp sonra gözden çıkarması örnek gösteriliyor.
4. 7 Ekim 2023'te Aşdot'ta Kassam tugayları tarafından vurulduğu ve bu anların İsrail kameralarına yansıdığı bilgisi veriliyor.
5. Gofman'ın en net hedefi Gazze'de askeri bir yönetim kurmak ve Filistinlilerin söz hakkı olmamasını sağlamak.
6. İran'ı tamamlanmamış bir misyon olarak görüyor ve rejim değişikliği hedefiyle bu konuya yoğunlaşması bekleniyor.
7. Mossad'ı Netanyahu'nun ajandasına uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.
8. Uri Almakis davasında yalan ifade vermekle suçlandı ve hakkında ceza soruşturması açılması bekleniyor.
9. İran'ın nükleer programı ve Hizbullah gibi önemli dosyaları devralacak, nükleer program baskısını kalıcılaştırmayı ve sabotaj-suikast döngüsünü kurmayı hedefliyor.
10. Netanyahu'ya mutlak sadakatiyle biliniyor ve Gazze'de askeri yönetim kurulmasını savunuyor.
11. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir tarafından "seçkin ve parlak bir kariyere sahip, her bakımdan layık bir subay" olarak tanımlanıyor.
12. Netanyahu'nun, protestoları körüklediği iddia edilen Mossad'ı dizginlemek için Gofman'ı seçtiği speküle ediliyor.
13. 2025-2026 İran savaşlarının planlama aşamasında askeri seçenekleri önceliklendiren bir isim.
14. İngilizce bilmemesi, Batılı mevkidaşlarıyla iletişimde dil sorunu yaşayabileceği anlamına geliyor.
15. Lübnan tecrübesi nedeniyle Hizbullah'a yönelik saldırıların artabileceği öngörülüyor.
16. Şin Bet'i 2015'te aldattığı iddia edilen birinin Mossad'ın başına geçmesi, kurumlar arası güvensizliği artırabilir.
17. 16 yaşındaki Uri Almakis'i kendi kişisel operasyonları için kullanıp, skandal ortaya çıkınca onu tek hamlede gözden çıkardığı belirtiliyor.
18. Almakis, Gofman tarafından "bir piyon gibi kullanıldığını" ve "hayatının hiçe sayıldığını" ifade ediyor.
19. 7 Ekim 2023'te Hamas operasyonu başladığında evinden çıkarak Sderot'a gitmiş ve çatışmada vurulmuş.
20. Başbakanlık askeri sekreteri olarak atanması, Mossad, Şin Bet ve ordu ile başbakan arasındaki gizli iletişimin kavşak noktası haline gelmesini sağlıyor.
21. Gazze'de insani yardım dağıtmak için seçtiği SRS adlı şirketin, Usame Bin Ladin'in öldürülmesi operasyonunda yer almış eski bir CIA ajanı tarafından yönetildiği ve şirketin faaliyetleri sırasında 1760 Filistinlinin öldürüldüğü iddia ediliyor.
22. İsrail ordusundaki kariyerinde tankçı olarak başladı, Lübnan işgali ve İkinci İntifada sırasında görev aldı.
23. 2006 Lübnan Savaşı ve 2008 Gazze saldırıları sırasında bölük komutanıydı; bu dönemlerde insan hakları ihlalleri ve orantısız güç kullanımıyla ilişkilendiriliyor.
24. Batı Şeria'da görev yaparken Şin Bet'ten habersiz kendi özel muhbir ağını kurduğu için kınama cezası aldı.
25. Aşdot, Gofman'ın gençliğinde Sovyetler Birliği'nden gelen büyük göç dalgasının merkezindeydi ve Rus kültürünün yoğun etkisi altındaydı.
📊 Detaylı Açıklama
Mossad'ın Yeni Yüzü: Gofman'ın İstihbarat Dışı Liderliği
İsrail'in en gizemli ve güçlü istihbarat teşkilatı Mossad'da köklü bir değişim yaşanıyor. Bugüne dek hep istihbarat veya askeri istihbarat kökenli isimlerin yönettiği kurum, ilk kez bu geleneklerin dışında, askeri geçmişi tartışmalarla dolu bir isim olan Gofman'a emanet ediliyor. Bu durum, Netanyahu hükümetinin devlet geleneğini bozduğu şeklinde yorumlanıyor. Son 15 yılda göreve gelen tüm direktörlerin Mossad kökenli olması, Gofman'ın bu silsilenin dışındaki ilk isim olmasıyla kırılıyor. Bu atama, "liyakat, gizlilik ve ketumiyet" gibi istihbarat teşkilatları için olmazsa olmaz görülen vasıfların yanına, Gofman özelinde "mutlak sadakat ve kural tanımamazlık" gibi daha siyasi ve kişisel özelliklerin de eklendiğini gösteriyor.
Göçmenlikten Devletin Zirvesine: Gofman'ın Sıra Dışı Yolculuğu
Gofman'ın hikayesi, 13 yaşına kadar Yahudi olduğunu bile bilmeyen bir göçmenin İsrail'in en kritik koltuğuna oturmasıyla şekilleniyor. 1976'da Belarus'ta Rus Yahudisi bir ailede dünyaya gelen Gofman, Sovyetler Birliği'ndeki antisemitizm nedeniyle kimliğini gizli tutmak zorunda kalmış. 1990'da İsrail'e göç etme kararıyla birlikte bu gerçeği öğrenmiş. İsrail'e geldiğinde İbranice'si zayıfmış ve askeri törenlerde milli marşı söylemekte bile zorlanmış. Göçmen kimliği nedeniyle akran zorbalığına maruz kalması, onu boksa yöneltmiş ve bu alanda ikinci olmuş. Aşdot'taki deniz subayları lisesinde elektrik mühendisliği eğitimi almış ve askerlik öncesi Bnei David Askeri Akademisi'nde eğitim görmüş. 1995'te orduya katıldığında zırhlı birlikleri seçmiş ve bu, onu ileride Zırhlı Tümen Komutanlığı ve tümgeneral rütbesine taşıyacak bir yolculuğun başlangıcı olmuş. Gözlük taktığı için özel kuvvetlere kabul edilmediği notu düşülüyor.
Gofman'ın Ajandası: Gazze, İran ve Netanyahu'nun Ajandası
Gofman'ın en belirgin hedefi, Gazze'de İsrail'in kontrolünde bir askeri yönetim kurmak ve Filistinlilerin bu süreçte söz sahibi olmamasını sağlamak. Sahadaki saldırgan ve inisiyatif kullanan karakteriyle Suriye ve Lübnan hattında kuralları esnetebileceği düşünülüyor. Ancak en büyük önceliği, Mossad ile başbakanlık arasındaki kopukluğu gidermek ve kurumu Netanyahu'nun ajandasına tam uyumlu hale getirmek. İran konusunda ise, rejimin devrileceği ve bu misyonun tamamlanması gerektiği yönünde bir görüşü olduğu belirtiliyor. Bu doğrultuda, İran'ın nükleer programına yönelik baskıyı artırmak, sabotaj ve suikastları kalıcı hale getirmek gibi hedefleri olduğu ifade ediliyor. Gofman'ın, kurumunda kendisine bağlı çalışacak yöneticilerin büyük çoğunluğunun istihbarat kökenli olmaması ve Uri Almakis davasında yalan ifade vermekle suçlanması gibi durumlar, kurumsal yapıda önemli değişiklikler olacağının sinyallerini veriyor. Netanyahu'ya olan sadakati ve Gazze'de askeri yönetim kurulması konusundaki şahin duruşu, onun bu görevdeki kilit motivasyonları olarak öne çıkıyor. Netanyahu'nun, kendisine karşı protestoları körüklediği iddia edilen Mossad'ı dizginlemek amacıyla Gofman'ı seçtiği kulislerde konuşuluyor. Gofman'ın, 2025-2026 İran savaşlarının planlama aşamasında askeri seçenekleri önceliklendiren bir isim olması da dikkat çekici. Mevcut direktör Barnea'nın İran'daki rejim değişikliği hedefinin tamamlanmadığını ima etmesi, bu konunun Gofman'a devredildiğini gösteriyor. Gofman yönetimindeki Mossad'ın, İran'ın aldığı hasarı artırmak için siyasi mühendislik amacıyla sabotaj ve suikast faaliyetlerini yoğunlaştırabileceği öngörülüyor. Suriye'deki İran unsurlarına yönelik yeni hava saldırıları veya sabotajlar görülebilir. Gofman'ın İngilizce bilmemesi, Batılı mevkidaşlarıyla iletişimde dil engeli yaratabilir. Lübnan tecrübesi nedeniyle Hizbullah'a yönelik saldırıların artması da muhtemel. Şin Bet'i geçmişte aldattığı iddia edilen birinin Mossad'ın başına geçmesi, kurumlar arası güvensizliği artırabilir.
Gofman'ın Karanlık Yüzü: Acımasızlık ve Kurumlar Arası Güvensizlik
Gofman'ın kariyerindeki en çarpıcı detaylardan biri, 16 yaşındaki Uri Almakis'i kendi kişisel operasyonları için kullanması ve skandal ortaya çıkınca onu tek hamlede gözden çıkarması. Almakis, Gofman'ın kendisini "bir piyon gibi kullandığını", hayatını hiçe saydığını ve Şin Bet'in sorgularında yalnız bıraktığını dile getiriyor. Bu durum, Gofman'ın kendi elinde yetişen bir çocuğu bu kadar kolay feda edebilmesi, Mossad'ın gölge operasyonlarındaki ajanlarını ne kadar sahipleneceği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Gofman'ın 7 Ekim 2023'te Aşdot'ta evinden Sderot'a giderken Kassam tugayları tarafından vurulması ve hastanede Netanyahu tarafından ziyaret edilmesi, onun kişisel cesaretini ve aynı zamanda riskli operasyonlardaki yerini gösteriyor. Başbakanlık askeri sekreteri olarak atanması, onu istihbarat ve ordu ile başbakanlık arasındaki kritik bir köprü haline getiriyor. Gazze'de insani yardım dağıtmak için seçtiği SRS şirketinin, Usame Bin Ladin'in öldürülmesi operasyonunda yer almış eski bir CIA ajanı tarafından yönetilmesi ve bu şirketin faaliyetleri sırasında 1760 Filistinlinin öldürüldüğü iddiaları, Gofman'ın operasyonel tercihlerinin ne kadar tartışmalı olabileceğini ortaya koyuyor. İsrail ordusundaki günlerinde insan hakları ve hukuki prosedürleri önemsemediği yönündeki iddialar, özellikle 2008 Gazze saldırıları ve 2015'te Şin Bet'ten habersiz muhbir ağı kurması gibi olaylarla pekişiyor. Bu tür eylemler, Gofman'ın Mossad'ın başına geçmesiyle birlikte daha geniş çaplı ve uluslararası etkilere sahip olabilecek operasyonlara yol açabilir.
Aşdot'un Dönüşümü ve Gofman'ın Kökleri
Gofman'ın gençliğinin geçtiği Aşdot şehri, onun göçmenlik ve kimlik arayışı sürecinde önemli bir rol oynamış. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başında Sovyetler Birliği'nden yapılan büyük göç dalgasının merkezinde yer alan Aşdot, o dönemde İsrail'in demografik ve kültürel çehresini değiştiren bir şehirdi. Nüfusunun büyük bir kısmının Rus Yahudilerinden oluşması, şehirde Rus dilinin ve kültürünün hakim olmasına yol açmış. Bu ortamda büyüyen Gofman'ın, farklı kimlikleri ve zorluklarla başa çıkma becerisi kazanmış olması muhtemel. Ailesinin geçimini sağlamak için güvenlik görevlisi olarak çalışması ve babasının tıp alanındaki geçmişi, onun aile bağları ve erken yaşta sorumluluk alma deneyimleri hakkında ipuçları veriyor. Eşinin ve kızlarının kimliklerinin gizli tutulması, Mossad'ın geleneksel ketumiyet anlayışının Gofman'ın kişisel hayatına da yansıdığını gösteriyor.
🎯 Uzman Yorumu
Gofman'ın Mossad direktörlüğüne atanması, İsrail istihbaratının tarihinde bir dönüm noktası teşkil ediyor. Bu atama, sadece bir lider değişikliği değil, aynı zamanda İsrail'in güvenlik stratejilerinde ve dış politikada olası bir paradigma kaymasının da habercisi. Geleneksel istihbaratçıların yerini, daha pragmatik, askeri odaklı ve bizzat başbakana yakın isimlerin alması, Netanyahu'nun mevcut jeopolitik konjonktürde daha agresif ve doğrudan aksiyonlara dayalı bir güvenlik politikası izleme niyetini yansıtıyor.
İran Dosyasındaki Yeni Dönem ve Riskler
Gofman'ın İran'a yönelik sert ve askeri odaklı yaklaşımı, mevcut direktör Barnea'nın daha çok nükleer anlaşma ve diplomatik baskı üzerine yoğunlaşan stratejisinden farklılık gösterecektir. Gofman'ın "tamamlanmamış misyon" olarak gördüğü İran dosyasında, sabotaj ve suikastların artması, hatta rejimin doğrudan hedef alınması gibi senaryoların olasılığı yükseliyor. Bu durum, bölgesel gerilimi tırmandırabilir ve İsrail ile İran arasında doğrudan bir çatışma riskini artırabilir. Ancak Gofman'ın İngilizce bilmemesi, Batılı müttefiklerle istihbarat paylaşımı ve koordinasyonunda ciddi zorluklar yaratabilir. Güvenlik hassasiyeti yüksek operasyonlarda tercümanlara bağımlılık, bilgi sızması riskini de beraberinde getirir. Bu, Mossad'ın uluslararası operasyonel kabiliyetini ve güvenilirliğini sorgulatabilir.
Gazze Stratejisi ve Kurumsal Güvensizlik
Gazze'de askeri bir yönetim kurma hedefi, İsrail'in bölgedeki uzun vadeli stratejisinde kalıcı bir değişime işaret ediyor. Bu, Hamas'ın siyasi ve askeri olarak tamamen etkisiz hale getirilmesi ve bölgede İsrail'in kontrolünde bir yapının oluşturulması anlamına gelebilir. Ancak bu tür bir yaklaşımın, bölgesel istikrarsızlığı artıracağı ve Filistinliler arasında daha fazla radikalleşmeye yol açabileceği de göz ardı edilmemeli. Gofman'ın geçmişte Şin Bet'i aldattığı iddiaları ve Uri Almakis'i gözden çıkarması gibi olaylar, Mossad içinde ve diğer İsrail istihbarat birimleri arasında ciddi bir güvensizlik ortamı yaratabilir. Kurumlar arası işbirliğinin zayıflaması, genel güvenlik zafiyetlerine yol açabilir. Netanyahu'nun, Mossad'ı siyasi protestoları dizginlemek amacıyla kullanma ihtimali, teşkilatın bağımsızlığını ve profesyonelliğini zedeleyebilir. Bu durum, Mossad'ın sadece dış tehditlere değil, aynı zamanda iç siyasi baskılara da maruz kalabileceği anlamına gelir.
Geleceğe Yönelik Öngörüler
Gofman dönemi, Mossad için hem fırsatlar hem de büyük riskler barındırıyor. İran'a karşı daha proaktif ve askeri bir duruş, İsrail'in bölgesel gücünü pekiştirebilir ancak aynı zamanda çatışma riskini de artırır. Gazze'deki yeni strateji, bölgenin geleceği açısından belirsizlik yaratıyor. Gofman'ın kişisel sadakati ve "kural tanımamaz" tavrı, onu Netanyahu için ideal bir araç haline getirse de, uzun vadede İsrail'in uluslararası hukuka ve insan haklarına uyumu konusunda ciddi soru işaretleri doğuracaktır. Gofman'ın liderliğindeki Mossad'ın, geçmişte yaşadığı kurumsal güvensizlikleri aşarak, hem iç hem de dış tehditlere karşı etkili bir şekilde mücadele edip edemeyeceği, önümüzdeki yıllarda İsrail'in güvenlik politikasının en kritik belirleyicilerinden biri olacaktır. Özellikle dil engeli ve uluslararası işbirliği konusundaki zorlukların nasıl aşılacağı, Mossad'ın küresel istihbarat arenadaki yerini doğrudan etkileyecektir.
Kanal: GZT