60 Dakika - Makine Sektöründe Yatırım ve Büyüme Beklentileri | 9 Ekim 2026
BloombergHT · 2026-10-15
💡 Hızlı Bilgi
1. Tasfiye sürecindeki illikit fon hisseleri ve riskli yan tahtalar — bu varlıkları kesinlikle ALMA, satış baskısı bitene kadar uzak dur.
2. Borsa İstanbul BIST 30 ve Bankacılık hisseleri — faiz indirimi teması ve fonlama avantajıyla kademeli BİRİKTİR.
3. Yatırım fonları ekosistemi (hisse/değişken fonlar) — yeni girişler için acele etme, 5-6 aylık tasfiye ve regülasyon sürecini BEKLE.
4. BIST 100 dışı küçük ölçekli hisseler — tasfiye kaynaklı likidite baskısı kalkana kadar pozisyon açma, BEKLE.
5. Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ve perakende — faiz indirimlerinin hızını ve 22 Ekim TCMB sürecini görmeden ALMA, BEKLE.
📊 Detaylı Açıklama
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından TBMM'ye sunulan fon tasfiyesine yönelik kanun teklifinde, tasfiye sürecinde kesinlikle kamu kaynağı kullanılmayacağı açıklandı. Tasfiye mekanizmasında TÜFE ve Yİ-ÜFE aritmetik ortalamasıyla net yatırım tutarlarının güncelleneceği, ilk giren ilk çıkar kuralının işletileceği ve SPK'ya en düşük net yatırımlardan başlayarak ödeme imkanı tanınacağı belirtildi. Toplamda yaklaşık 187,7 milyar TL'lik kazanç tespiti yapılırken, SPK izniyle fon portföyündeki hisselerin piyasayı bozmaması adına blok satış veya borsa dışı satış yoluyla likide edilmesine imkan verilmesi piyasa için en kritik rahatlatıcı adım olarak kaydedildi.
Finables Portföy Araştırma Direktörü Ali Cenk Gözen, fon piyasasındaki tasfiye sürecinin bütünüyle tamamlanmasının 5 ila 6 ayı bulabileceğini vurguladı. İlk etapta 43 bin yatırımcıyı ilgilendiren 17 fonda 6,3 milyar TL'lik tasfiye adımı atılarak belirsizlik bir miktar dağıtılmış olsa da asıl zorlu fonların tasfiyesinin zaman alacağı ifade edildi. Fon ekosisteminden çıkan likiditenin döviz veya altına gitmediği, doğrudan mevduata yöneldiği görülüyor. Sektörde bir likidite kilitlenmesi riskinin şimdilik bertaraf edildiği, ancak yatırım fonlarına güvenin yeniden tam olarak tesis edilmesi ve yeni girişlerin başlaması için yatırımcıların bir süre daha beklemede kalması gerektiği belirtildi.
Borsa İstanbul tarafında Ali Cenk Gözen, BIST 30 ve özellikle bankacılık hisselerinde en kötünün geride kaldığı görüşüyle orta vadeli toparlanma bekliyor. Fonlama maliyetlerinin iyileşmesi, mevduat rekabetinin azalmasıyla düşen faizler ve kredi-mevduat makasının bankalar lehine genişlemesi bankacılığı ana adres konumuna getiriyor. Borsa yatırımcısının en büyük çekincesi tasfiye fonlarındaki likit olmayan hisselerin yaratacağı satış baskısı olduğundan, blok satış mekanizması bu baskıyı hafifletecek. Yükseliş hareketinin önce BIST 30 öncülüğünde başlayacağı, ardından BIST 50 ve BIST 100 geneline yayılacağı öngörülürken, hisse seçiminde takas analizinden ziyade temel analize ve bilanço beklentilerine odaklanılması tavsiye ediliyor.
Faiz indirimi patikasına bağlı sektörlerden GYO ve perakende tarafında hareketlilik için henüz erken olduğu Ali Cenk Gözen tarafından ifade edildi. Bu sektörlerde pozisyon almak isteyen yatırımcıların 22 Ekim tarihindeki Merkez Bankası toplantısı ve sonrasındaki faiz indirimi hızını görmesi gerektiği kaydedildi. Tahvil getirilerinin dengelenmesi ve petrol fiyatlarının gerilemesi durumunda yeni yılla birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin de borsaya katılabileceği, ancak şu aşamada defansif ve güçlü bilançolara sahip ana endeks şirketlerinde kalınmasının daha rasyonel olduğu paylaşıldı.
Makroekonomik veriler cephesinde sanayi üretiminin yıllık bazda %1,9, aylık bazda %1 daralarak düşüş serisini 4. aya taşıdığı aktarıldı. Tüketici cephesinde ise BDDK verilerine göre ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı %6,75'e fırlayarak 2016-2017 dönemindeki %6,66'lık tarihi rekoru geride bıraktı. Bu tablo iç talepteki ve tüketici likiditesindeki sert bozulmayı gözler önüne sererken, yüksek faiz ortamının borç ödeme kapasitesini ciddi şekilde aşındırdığını ortaya koyuyor.
Lotbrok Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Türk imalat sanayisinin Çin ile sürüm ve fiyat üzerinden rekabet etmesinin imkansız olduğunu, çıkış yolunun "doğudan alıp batıya satmak" modelinde yattığını belirtti. Şirketlerin ucuz iş gücüyle değil; havacılık, savunma sanayii ve medikal gibi yüksek katma değerli, milimetrik ve hassas talaşlı imalatla küresel pazarlara entegre olması gerektiği vurgulandı. Sanayi Bakanlığı'nın açıkladığı 250 milyar TL'lik (KOBİ başına 50 milyon TL limitli) teşvik paketinin doğru kanalize edilmesi durumunda, 2025 ve 2026 ilk çeyreğinden itibaren nicelikten ziyade nitelikli makine yatırımlarında ciddi bir toparlanma yaşanacağı ifade edildi.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, inşaat ve konut sektörünün yüksek faiz ve kamu harcamalarının kısıtlanması nedeniyle derin bir nakit sıkışıklığı yaşadığını aktardı. Yüksek faizler sebebiyle vatandaşın konut almak yerine mevduata yöneldiğini, bu durumun yap-sat projelerini durma noktasına getirdiğini ve Anadolu'da konkordato ilan eden müteahhit sayısının arttığını belirtti. Yurt dışında ise savaşlar ve jeopolitik krizler nedeniyle müteahhitlik hacminin geçen yılki 30 milyar dolardan bu yıl 12 milyar dolara gerilediği bildirildi. Eren, bütçesi ayrılmayan kamu projeleri için acil bir "tasfiye hakkı" tanınmasını ve konut alıcıları için kredi faizlerinin ivedilikle aşağı çekilmesini talep etti.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Programda çizilen makro çerçeve, Türk finansal sisteminde "enflasyonla mücadele ve sıkı para politikası" nedeniyle reel sektör ile finansal araçlar arasında çok belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. Sanayi üretiminin üst üste 4 aydır daralması, ihtiyaç kredilerindeki takip oranının %6,75 ile tüm zamanların rekorunu kırması ve inşaat sektöründeki konkordatolar; iç talep odaklı, borçla büyüyen şirketler için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Dolayısıyla genel ekonomi için kontrolsüz bir iyimserlik beslemek son derece yanıltıcı olur.
Fon piyasasında yaşanan güven sarsıntısı ve tasfiye yasası, bireysel yatırımcının risk algısını kökten değiştirmiş durumda. 187,7 milyar TL'lik tespit edilen kazanç ve SPK gözetimindeki tasfiyeler her ne kadar kurumsal bir çözüm sunsa da 5-6 aylık takvim, fon dünyasında konsolidasyonun devam edeceğini gösteriyor. Konuşmacı Ali Cenk Gözen'in tespiti doğrultusunda, fon ekosistemine küsülmemeli ancak portföy yönetiminde liyakatli, şeffaf ve kurumsal banka kökenli fonlar haricindeki agresif fonlara karşı temkinli duruş sürdürülmelidir.
Borsa İstanbul açısından değerlendirme yapıldığında, konuşmacının "en kötünün geride kaldığı" yönündeki kanaati yalnızca güçlü bilançoya sahip büyük şirketler için geçerlidir. BIST 100 dışındaki yan tahtalarda fon tasfiyelerinden kaynaklanabilecek illikit satış dalgaları henüz tamamen sönümlenmemiştir. Bu sebeple spekülatif hisselerden ve borçluluğu yüksek KOBİ'lerden uzak durulmalı; mevduat maliyeti düşen, faiz indirim döngüsünde marjları genişleyecek olan büyük özel ve kamu bankaları ile ihracat kabiliyeti yüksek savunma-makine şirketleri portföyde ağırlıklandırılmalıdır.
Genel yatırım stratejisi olarak konuşmacıların sunduğu net sinyal; gayrimenkul ve konut tarafında faiz düşüşleri somutlaşana kadar beklemede kalmak, borçlanmayı en aza indirmek ve nakit akışını korumaktır. Portföylerde mevduat ve para piyasası fonlarının sağladığı risksiz getiri kalkanı korunurken, BIST 30 hisselerine kademeli biriktirme mantığıyla yaklaşmak; GYO, yan tahta ve zayıf bilançolu sanayi şirketlerinden ise bilanço netleşene kadar kesinlikle uzak durmak en rasyonel pozisyonlanmadır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT