2026 Sonu Dolar/TL Beklentimiz 51,7, 2027 için 65,3 Seviyeleri!
CNBC-e · 2026-10-15
💡 Hızlı Bilgi
1. Dolar/TL'de 2026 sonu 51,7 ve 2027 sonu 65,3 hedefi geçerli; ani sıçrama bekleme, kademeli ve kontrollü kur artışını takip et.
2. TCMB politika faizinde Ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı indirim bekle; daha agresif adım bekleme.
3. Politika faizinin yılı %35 seviyesinde kapatmasını bekle; 2027 için %28-29 bandına doğru kademeli gevşemeyi izle.
4. TL mevduat ve TL varlıklarda mevcut pozisyonu koru; %60'a ulaşan yerli TL payı ve reel getiri cazibesi sürecek.
5. Brent petrolde 100 dolar üzerindeki seyir sürdükçe temkinli kal; jeopolitik risklerin maliyet baskısı oluşturacağını unutma.
📊 Detaylı Açıklama
İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci, Türk lirasında kontrollü kur politikasından çıkışın piyasa beklentileri doğrultusunda kademeli ve yumuşak şekilde gerçekleşeceğini belirtiyor. Kur tahminlerini paylaşan Şekerci, dolar/TL için bu sene sonu (2026 sonu) beklentilerinin 51,7 seviyesinde olduğunu, 2027 yıl sonu tahminlerinin ise 65,3 seviyesinde bulunduğunu vurguluyor. 2026 yılı genelinde elde edilen reel değerlenmenin bir kısmının 2027 yılında kontrollü biçimde geri verilmesi öngörülüyor. Bu süreçte nominal kur artışlarının aylık bazda %1,8 ila %1,9 civarında seyretmesi ve işlem bantlarının kontrollü biçimde genişletilmesi bekleniyor.
Yurt içi yerleşiklerin portföy yapısında TL payının mevduat ve fon piyasası dahil %60 seviyelerine kadar çıktığına dikkat çekiliyor. Bu oranın uzun süredir görülen en yüksek seviye olduğunu belirten ekonomist, pozitif reel faiz politikasının TL varlıkları cazip kılmaya devam ettiğini ifade ediyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın yurt dışı temaslarında kurun değer kaybına ilişkin teknik değerlendirmelerinin piyasa tarafından yanlış anlaşılmaması gerektiği, kontrollü kur politikasından ani bir kopuş değil, zamana yayılan ve öngörülebilir bir normalleşme stratejisi izlendiği aktarılıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz politikasına ilişkin net bir yol haritası çizen Şekerci, Eylül ayı enflasyonunun beklentilerin altında kalmasının Ekim toplantısında bir indirim alanı açtığını savunuyor. TCMB'den Ekim ayında 100 baz puanlık (1 puan) faiz indirimi bekleniyor. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması ve Orta Doğu'daki jeopolitik riskler nedeniyle Merkez Bankası'nın temkinli duruşunu koruyacağı, bu yüzden daha yüksek bir indirime gitmeyeceği öngörülüyor.
Para politikasının yılın geri kalanı ve 2027 projeksiyonu da detaylandırılıyor. İş Portföy Araştırma olarak Aralık ayında bir faiz indirimi daha öngörülüyor ve politika faizinin yılı %35 seviyesinde kapatması bekleniyor. 2027 yılına gelindiğinde ise dezenflasyon sürecinin devamıyla birlikte politika faizinin %28-29 bandına kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Yurt içindeki ekonomik aktivitede kredi kartı harcamaları, konut ve beyaz eşya satışlarındaki yavaşlamanın yanı sıra negatif servet etkisinin dezenflasyonu destekleyeceği vurgulanıyor.
Küresel piyasalarda ABD enflasyonunun beklentilerin üzerinde gelmesine karşın ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %5,15-%5,20 altına gerilemesi hisse senedi satışları karşısında güvenli liman talebine bağlanıyor. Ancak Şekerci bu rahatlamanın kalıcı olmasından şüphe duyuyor. ABD'nin milli gelire oranla %8'e yaklaşan bütçe açığı, yüksek federal borçluluk ve özellikle teknoloji şirketlerinin özel kredi ile şirket tahvilleri üzerinden yürüttüğü devasa borçlanma yükünün tahvil piyasası üzerinde ciddi bir risk oluşturduğu belirtiliyor.
Fed'in faiz patikasına ilişkin baz senaryoda Ekim ayının pas geçilmesi, Aralık toplantısında ise piyasada 36-37 baz puan olarak fiyatlanan tek bir faiz artırımının masada kalması yer alıyor. 2027 yılına bakıldığında ise hem Fed hem de Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafında, savaş daha fazla tırmanmadığı takdirde faizlerin artırılmayıp uzun bir süre sabit tutulması eğiliminin ağır basacağı ifade ediliyor.
Uluslararası petrol piyasasında Brent petrolün varil başına 100 doların üzerinde tutunması hem küresel enflasyon beklentilerini diri tutuyor hem de Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için maliyet baskısı yaratıyor. ABD bir enerji ihracatçısı olmasına rağmen eyalet bazında artan akaryakıt fiyatlarının Kasım ayındaki kritik ABD ara seçimlerini doğrudan etkileyebileceği, Demokratların Kongre'nin iki kanadında birden çoğunluğu alma ihtimalinin piyasalarda volatilite yaratabileceği kaydediliyor.
Euro/Dolar paritesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan analist, daha önce 1,1450 olan yıl sonu beklentilerini paritedeki hızlı geri çekilme nedeniyle hafif aşağı revize ettiklerini açıklıyor. Paritenin 1,12 seviyesinin altına sarkmasının ardından yıl sonuna doğru 1,13-1,1350 bandına doğru sınırlı bir toparlanma sergilemesi beklenirken, 2027 sonu için 1,16 seviyelerinin hedeflenebileceği ancak mevcut konjonktürde temkinli kalınması gerektiği belirtiliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Hande Şekerci'nin ortaya koyduğu makroekonomik çerçeve, piyasadaki aşırı kötümser senaryolar ile erken zafer ilan eden aşırı iyimser tutum arasında oldukça dengeli ve rasyonel bir hatta oturuyor. Dolar/TL için paylaşılan 2026 sonu 51,7 ve 2027 sonu 65,3 seviyeleri, kurda ani bir devalüasyon şoku yerine enflasyon farkı kadar kontrollü bir değer kaybı sürecinin hedeflendiğini gösteriyor. Bu tablo, döviz kurlarında spekülatif bir patlama bekleyenlerin yanılacağını, yönetilen kur rejiminin kademeli olarak gevşetileceğini net biçimde ortaya koymaktadır.
Faiz indirimi patikasında öngörülen Ekim ve Aralık aylarındaki 100'er baz puanlık adımlar, TCMB'nin ekonomik aktivitedeki soğumayı gördüğünü ancak finansal istikrarı riske atmak istemediğini kanıtlıyor. Politika faizinin yılı %35 seviyesinde tamamlaması ve 2027'de %28-29 bandına inmesi, mevduat tarafında pozitif reel faizin tamamen ortadan kalkmayacağını gösteriyor. Yerli yatırımcının portföyündeki %60'lık TL ağırlığının bozulmaması için bu kontrollü indirim süreci son derece kritik bir zorunluluktur.
Küresel risk cephesinde ABD tahvil ve hisse piyasalarındaki ayrışmaya dair yapılan tespitler büyük önem taşıyor. Yapay zeka temasının şirket bilançolarında aşırı borçlanmayla finanse ediliyor oluşu ve ABD bütçe açığının tarihi rekorlar kırması, tahvil faizlerindeki kısa vadeli geri çekilmeleri bir alım fırsatından ziyade tuzak haline getirebilir. Aynı zamanda 100 doların üzerine yerleşen Brent petrol, hem küresel faiz indirim döngüsünü geciktirebilecek hem de Türkiye'nin cari denge ve dezenflasyon sürecini zorlayabilecek bir numaralı dış risk faktörüdür.
Yatırımcı açısından çıkarılacak nihai strateji; kur tarafında panik alımlarından kaçınmak, TL varlıklardaki yüksek getiri fırsatını bir süre daha korumak ve küresel varlıklarda agresif büyüme pozisyonları yerine defansif kalmaktır. Dolar bazında hızlı zenginleşme vadeden agresif hamleler yerine, reel getirisi korunan TL enstrümanlarda sabırla beklemek ve küresel piyasalarda jeopolitik ile seçim belirsizlikleri netleşene kadar temkini elden bırakmamak en rasyonel pozisyonlanma olacaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: CNBC-e